29 Ekim 2007 Pazartesi

BALLI ÇÖREK....

Sıcak,sıcak fırından yeni çıktı bu çörekler hanımlarrrrr...

Evet bu çöreklerin tarifini bir kitaptan, ama öyle zannedildiği gibi yemek, pasta,börek kitabı değil. Bu kitap bir hikaye kitabı, belki okumuş olanlar vardır.

Geçen hafta oğlumun öğretmeni okumaları için çocuklara hikaye kitapları dağıtmış. Melih'de BALLI ÇÖREK KAFETERYASI isimli kitabı almış, yazarı" Zeynep Cemali" çok güzel bir hikaye kitabı. Ben ondan önce okudum çok hoşuma gitti, kitabın sonundada kitapta adı geçen ballı çörek tarifini vermişler,Melih' bunu öğrenince ille bu çöreklerden yapalım diye tutturdu, ancak bugün yapabildim.

Biraz önce fırından çıkardım onun yerine ben yedim tam 3 tanesini sıcak sıcak gayet güzeldi. Her yazdığım tarifin hikayesinide sizlerle paylaşmayı çok sevdim, bundan sonra hep hikayeleriyle yazacağım galiba. Tarifimize gelirsek...

MALZEMELER...

3 su bardağı un

1 su bardağı ufalanmış ceviz

yarım su bardağı şeker

2 yumurta

2 yemek kaşığı yoğurt

4 yemek kaşığı bal (1 yemek kaşığını üzerinde kullanacağız)

100 gr yumuşak margarin

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

Yumurta yoğurt yumuşak margarin şeker 3 kaşık bal beraber karıştırılır. Un kabartma tozu vanilya beraber elenir sıvı karışıma ilave edilir. Cevizin 4/3'ü de eklenir ve hamur yoğurulur.

Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır ve yuvarlak şekil verilir yağlanmış tepsiye dizilen topların üzerinden biraz bastırılır. Hepsini yaptıktan sonra üzerlerine bal sürülür ve cevize batırılır. 180 derecede ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirilir. AFİYET OLSUN...
İşte benim minişim önce bi şöyle kolaçan ediyor gelen giden varmı diye..
Sonrada hemn bir lokma koparayım bari asayiş berkemal deyip yumuluyor:))

28 Ekim 2007 Pazar

YENGEMİN HAVUÇLU KEKİ....

Dün melihi okul kursuna bıraktıktan sonra eve geri dönmeyeyim onu alana kadar anneme gideyim diye düşündüm. Annemi aradım çıkmadı, evinde mutfak ve doğalgaz çalışmaları olduğu için ablama gitmiş daha eve gelmemiş.
Bende kayınvalidemde kahvaltı ettim, kahvemizi içtik annem aradı eve gelmiş kalktım gideyim dedim eh ona gidinceye kadar bide kedim minnoşa mama alayım diye veteriner hekimimiz Figen hanıma uğradım biraz onda oturdum, anneme ulaştım.
Sizler aramızıda büyükşehirlerdeki kadar çok mesafe olduğunu zannetmeyim şu mesafe 3,5 km kadar bir yer yani:))
Tabi annemin ev durumu hiç iç açıcı değil dur dedim ben bi yengeme çıkayım kızı Seçille görüşecektim, hadi orada oturalım zaten kaldı 1 saat kadar çıktım.
Kahvemizi içtik otururken blog muhabbetine girdik yengem havuçlu kek yapmış Seçilde resimlerini çekmiş meleğe verelim bloguna koysun diye, tabiki tadına baktım test edip onayladım:)) harika.
Şimdi msn'den resimleri ve tarifi aldım hemen sıcak sıcak yazıyorum...
İşte o kadar dolaylı yollardan anlattığım kek bu kek vede tarifi bakalım sizlerde beğenecekmisiniz..
MALZEMELER..
3 yumurta
1 su bardağı şeker

1 su bardağı sıvı yağ
3 rendelenmiş havuç

1 su bardağı ceviz

1 kabartma tozu

9 yemek kaşığı un
Yumurta ve şeker çırpılır, yağ rendelenmiş havuçlar ilave edilir karıştırılır. Un ve kabartatozu beraber elenir kaşıkla karıştırılır, ceviz de ilave edildikten sonra tekrar kaşıkla karıştırılır ve silikon kek kalıbına dökülür. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir AFİYET OLSUN....

26 Ekim 2007 Cuma

TÜRKİŞİ KONSUL ÖRTÜSÜ......

Bu görmüş olduğunuz örtü diye başladım birden aklıma vapurlardaki üçü beşi bir yerde herşey satan adamlar geldi neyse..
Bu örtüyü ben 15 yıl önce nakış kursuna giderken işlemiştim. Türkişi tekniği çalıştığım bu örtünün desenini çok severim eh fenada işlemedim o zaman hocamın gözetiminde çok muntazam yapmıştım. Şimdi blog sayesinde işler yapmaya fırsat bulamıyorum ama biyerden başlamak lazım artık boş oturanı allah sevmezmiş derler doğru ben kendimide sevmiyorum iş yapmayınca alışkanlık işte.
Malzemeler dersek:))
Bir ödemiş keteni kumaş istediğiniz renklerde makina nakış makarası vede lmazsa olmaz eski ayaklı namı diğer kara makina:))) işte bunlar olduktan sonr işleyebilirsiniz sevgilerimle hoşçakalın....

24 Ekim 2007 Çarşamba

KARNI CARIĞ....

Bu yemeği bugün tesadüfen bir televizyon kanalında Ardahanlı kadınlar yaparken rastladım. Hamur işlerini çok sevdiğim için hemen biraz yapıp denemek istedim. sonuç güzeldi makarnaya benzeyen lezzetli bir hamur yemeği tam bana göre.
Bu hamuru bile ekmekle yedim tereyağlarını bana bana eh bukadar olur yani. Annem hep der hamur yudansın sen diye gerçektende öyle hamur işlerine hiç dayanamam.
İşte karnı carığ ne demek bilmem ama belkide karnı yarık demek istemişlerdir bilen varsa bana yazsın bir Ardahan yemeğiymiş bende ilk defa yaptım...
MALZEMELER..
1 su bardağı tepeleme un
Yarım su bardağı kadar su ve biraz tuz ile sertçe bir hamur yapılır.
Üzeri için:
Tepeleme1 yemek kaşığı tereyağı
3 yemek kaşığı peynir kullandım ben isteğe bağlı

Bir beze yapılır ve o beze resimde gördüğünüz gibi kesilir.
Kesilen hamurlar parmak kalınlığında rulo yapılır.
Rulolar iki parmak kalınlığında kesilir.
Kesilen bu parçalar üç parmağımızla ortasından bastırarak ve çekerek hamur kıvrılır ve ortasında bir yarıklık oluşur kenarlarda kıvrık bir şekil alır. Bütün hepsi bittikten sonra kaynar tuzlu suda 15 dakika kadar haşlanır. Süzülür ve üzerine eritilmiş tereyağı rendelenmiş peynir dökülerek AFİYETLE YENİR......

23 Ekim 2007 Salı

SOĞAN DOLMASI...

Dün akşam yemeği için ne yapsam diye düşünürken eskiden biz istanbulda otururken bizim işyerindeki aşçının sık sık yaptığı soğan dolması aklım geldi.

Aşçımız bulgaristan göçmenydi ve onlar soğan dolmasını çok yaparlardı ve kadıncağız hiç üşenmeden o kadar kişiye bu dolmalardan yapardı.

İşte bende soğan dolması yaptım ve çok güzel oldu. Ben pişmiş soğanı çok sevenlerdenim bu yemekte tam bana göreydi. Denemek isterseniz işte buyrun tarifimiz...
MALZEMELER...
6 tane bükçe soğan
6 yemek kaşığı pirinç
3 yemek kaşığı kıyma (ben kavrulmuş kulandım ama aşçı çiğ kıyma kullanırdı)
1 yemekli doğranmış soğan
1 yemek kaşığı kadar salça
tuz, karabiber.

YAPILIŞI...
İlk olarak soğanların kabuklarını soyalım be başından altına doğru derince bir kesik atalım,

ve bunları bol suda 5-6 dakika kadar haşlayalım.
içimizi hazırlamak için soğanı ve kıymayı kavuralım içine pirinci ve salçayı ilave edip biraz daha kavurlım ve tuzunu ve baharatını atalım ocağı kapatalım.Haşlanan soğanları tek kat halinde ayıralım.
İçlerine tatlı kaşığı ile hazırladığımız içten koyalım ve kendi kıvrımının geldiği gibi saralım hepsini hazırladıktan sonra dolma tenceresine dizelim üzerine 1 su bardağı kadar sıcak su ile biraz salçayı ezip yarım fincan kadarda sıvı yağ yada tereyeğı ve tuz ilave edip kısık ateşte pişirelim.. AFİYET OLSUN..

21 Ekim 2007 Pazar

TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞ OLSUN....

Bu vahşet bu terör ne zaman dinecek lanet olası pkk ne zaman yok edilecek. Daha kaç tane vatan evladımız yok yere kör kurşunlara hedef olacak. Devletimiz buna bi dur demek için daha ne bekliyor.
Ana kuzuları yok yere canlarından oluyor şimdi kaç evde kaç ananın yüreği paramparça olmuş feryatlar göğe yükseliyor. Bir evlat yetiştirmek nekadar zor ancak analar bilir onları büyütmek bu yaşa getirmek için kaç geceler uykusuz duraksız kaldıklarını bir kendileri bilir.
Hiç yoktan canını veren bu evlatlar arkalarında yaşayan birer ölü olarak analarını bırakıyorlar.
Artık buna bi son vermenin zamanı geldide geçiyor bile inşallah birdaha bu vahşet yaşanmaz .
Bütün şehit ailelerine ve anaların başsağlığı diliyorum allah sabırlar versin.
bizlere konuşmak ve yazmak kolay geliyor ama ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Yüreğimiz yanıyor inşallah kanınız yerde kalmayacak...



20 Ekim 2007 Cumartesi

GALGITMA :)))

Ramazanda pazardan tek tek seçerek almıştım bu patatesleri. Alayımda galgıtma yaparım dedim, ama unutmuşum geçen gün aklıma geldi ve sizlerede tanıtayım dedim.

Bizim burada küçük patatesler galgıtmalık diye ayrı satılır onların içindene en küçüklerini seçmiştim.
Denizlililer bilirler genelde bu yemeği, aslında pek yemekde değil ama bunu sarımsaklı yoğurtla yerler benim eşimin ailesi bende evlendikten sonra yapmaya başladım.

Adına galgıtma deniliyor onun sebebide yemeğin pişirme yönteminden geliyor sanırım şimdi tarifini verirken anlayacaksınız.

Yanına tavuk kanadı kızarttım vede pilav çok güzel oldu.

TARİFİMİZ...
yarım kg kadar çok küçük patates iyice yıkanır isterseniz fırçalayabilirsiniz. Birazda suda bekletilir ve genişçe bir tencereye yarım fincan kadar zeytinyağı koyulur üzerine kabuklu haldeki patatesler dökülür kapağı kapatılır. Kısık ateşte arada sırada tencereyi zıplatmak (galgıtmak) suretiyle karıştırılır. Patatesler iyicene yumuşayıp pembeleşmeye başladıklarında pişmiş demektir arada tuzunu'da dökmeyi unutmayalım ben az daha unutuyordum söylemeyi:))

Artık yemeğimiz hazırdır yanında sarımsaklı yoğurt ile beraber servise sunabilirsiniz afiyet olsun...

Ben tavuk kanatalarını biraz haşladım ve mısır ununa yumurtaya tekrar mısır ununa bulayıp kızarttım çok güzel oldular deneyebilirsiniz hoşçakalın....

19 Ekim 2007 Cuma

BEBEK CEKETİ VE YELEĞİ...

Bugün biraz el işlerimi şöyle bi sereyim dedim:) ve resimlerimin arasından bunları buldum çıkardım. Ramzanda çok yemek tarifi verdik birazda el işi yapalım çok boş durduk artık :)
Bu yelekleri ben geçtiğimiz aylarda bir tanıdığımıza sipariş olarak örmüştüm blogada koyarım diye resimlerini çektim ama üstünden baya bi zaman geçmiş, unutmuşum, resimlere bakarken gördümde aklıma geldi merakı olanlara belki bi fikir olur diye düşündüm.






18 Ekim 2007 Perşembe

ARMUT HOŞAFI...

Annem yazın hiç boş durmayan her daim kış hazırlıkları yapan birisidir. Tabiki o bu işleri yaptığı için bizde ablam kardeşim ve ben bu konuda tembellik yapabiliyoruz allah uzun ömür versin anneciğim herşeyimizi hazırlar bizlere verir...

Öyle çok şeyler yaparki şöyle bi saysam neler neler mesela salçaları çok meşhurdur her yıl abone müşterileri vardır. tarhanada da üstüne yoktur herkesin isteği üzere içeriğini değiştirerek tarhana yoğurur...

Bizim babadağdaki yaylada elma ve armut ağaçları çoktur annemde bu elma armutlar ziyan olmasın diye yenmeyen elma ve armutları kurutur ve kak yapar...

Kışlık turşularıda harikadır onlarında müşterileri kış geldimi beklerler turşular kurulsada yesek diye:)) biberler, dolmalık biberler kurutulur patlıcanlar oyulur kurutulur...
Çeşit çeşit reçeller dut'u, vişnesi, kayısısı, çileği, taze ceviz reçeli bile yapar işte aklıma gelenler bunlar...

Nerden aklıma geldi bütün bunlar mahzunprensesin blogunda kış hazırlıkları etkinliği için yazdığı yazıyı okuyunca annemin yaptıkları aklıma geldi hemen. Belki büyük şehirlerde bu işler pek yapılmıyordur ama anadoluda hala bu geleneklerin devam ettiğini düşünüyorum en azından bizim burada Denizlide bunlar yapılmakta. Belkide aileden görmeninde etkisi oluyordur bütün bu hazırlıkların yapılmasında...
İşte şimdi ben annemin kuruttuğu armut kaklarından yaptığım armut hoşafı pişirdim aslında çok basit birşey ama ben yinede hazır bu etkinlikde başlamışken şöyle bi tarif vermek istedim işte size armut hoşafı...
Aslında el kararı pişirdim ben bunu ama o şekildede anlatırım...

3 avuç dolusu armut kakı iyice yıkanır ve üzerine çıkacak kadar su ile yumuşayıncaya kadar haşlanır. Yeteri kadar haşlandıktan sonra üzerine 4 yemek kaşığı şeker ilave edilir tekrar 5 dakika kadar pişirilir ve soğuduktan sonra servis yapılır AFİYET OLSUN...

14 Ekim 2007 Pazar

YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI...



Ramazanda misafirlerime tarifini ablamdan aldığım bu çorbayı yapmıştım o kadar çok beğendilerki sizlerlede paylaşmak istdim denemenizde fayda var. Eğer işkembeyi sevmiyorsanız bu çorba hem işkembe değil hemde işkembe tadında harika bir lezzeti var.

MALZEMELER.

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 su bardağı yoğurt

1 yumurta

1 parça kalçalı but

1 çay kaşığı tuz karabiber

2 diş sarımsak

4 su bardağı tavuk suyu

ÜZERİNE İSTENİRSE

tereyağı ve kırmızı biber

İlk olarak yoğur ve un blendırla iyice çırpılır, içine yumurtada ilave edilir tekrar çırpılır. Haşlanan tavuğun ılık suyu ile beraber karıştırılır ve kısık ateşte karıştırarak pişirilir.

Tavuk eti küçük küçük parçalanır, kaynayan karışıma ilave edilir. Biraz pişirilir tuz ile ezilen sarımsaklar ve karabiber ilave edilir ve ocaktan alınır. İstenirse üzerine tereyağı ile kırmızı biber haırlanır ve kaselere koyulduktn sonra üzerine dökülür. AFİYET OLSUN.

9 Ekim 2007 Salı

SU BÖREĞİ (Mahirin isteği üzerine)...

Cumartesi akşamı dışarıda iftar davetindeydik yemekte arkadaşımız Mahir blogunda su böreğinin tarifinide verirmisin dedi tabiki en kısa zamanda dedim.
Pazar günüde Mahirin abisi Tahir:) ve Zuhal (amcamın kızı) bize iftara geleceklerdi hadi su böreğini yapayım diye düşündüm ve yaptım. Aslında Mahir istemişti ama Tahir yedi:)) neyse işte o böreğin tarifi.
MALZEMELER:
4 su bardağı un
4 yumurta
1 yemek kaşığı tuz ve su
Bütün malzemeler yoğurulur ve sertçe bir hamur elde edilir. yarım saat kadar dinlenen hamur 10 bezeye ayrılır. 40 cm büyüklüğünde bir tepsi yağlanır ilk açmış olduğumuz hamur tepsiye yerleştirilir. 250 gr tereyağı eritilir her yufkanın arası yağlanır.
Büyük bir tencereye su ve tuz koyulur kaynamaya bırakılır su kaynayna kadar bizde hamurları açalım.
Ben tek başıma yaptığım için ilk olarak hamurları açıp bir sofrayı yere seriyorum ve açtığım hamurları tek tek sofranın üzerine seriyorum açma işi bittikten sonra haşlama işine geçiyorum artık yufkaları teker teker kaynayan suya atarak 2-3 dakika kadar haşlayıp başka bir kaptaki soğuk suya alın oradanda suyunu sıkarak alıp ilk yufkayı yağlayıp üzerine bu yufka kırışık bır şekilde yerleştirin.
4 yufkayıda haşlayıp tepsiye koyduktan sonra içine 300 gr kadar rendelenmiş beyaz peyniri dökelim ve kalan 4 yufkayıda haşlayıp tepsiye yerleştirelim. En üstüne yine bir tane haşlanmamış yufkayı koyalım ve kalan yağı üzerinden dökelim.
Ben böreği ocağın üzerinde kısık ateşte döndüre döndüre pişirdim altı piştikten sonra ters yüz edip tekrar pişirdim. Ama isterseniz 200 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirebilirsiniz. AFİYET OLSUN....



8 Ekim 2007 Pazartesi

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN...

HERKESİN KADİR GECESİ MÜBAREK OLSUN....

*Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

"*"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."

*Kadir Gecesi Yapılacak Duâ...
*"Allahumme inneke afuvvun kerîmun tuhibbul afve fa'fu annî."

*Anlamı:"Allah'ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet."

*Rasûlûllah (s.a.s) bu gece de şu duayı okumayı tavsiye buyurmuştur. "Yarabbi, şüphesiz sen affedicisin ve affı seversin; beni de affet"

6 Ekim 2007 Cumartesi

KIYMALI DÜRME..

Bu kıymalı dürmeyi bir kere yapıp yedikten sonra bu tadın damağınızdan gitmeyeceğine eminim:))
MALZEMELER:
İlk olarak krep malzemeleri ..
2 su bardağı un
3 su bardağı süt
2 yumurta
½ kahve fincanı sıvıyağ
Tuz biraz şeker
Bütün malzeme blendırla çırpılır ve krepler hazırlanır.
Kıymalı harcı için
½ kg kıyma (biraz yağlı olursa daha lezzetli oluyor)
2 soğan
1 yemek kaşığı salça
Tuz
Karabiber
Soğanlar kavrulur içine kıyma ilave edilir oda kavrulur salça tuz karabiber ilave edilir ve üzerine 2 su bardağı su koyulur ve 5-10 dakika kaynatılır. Ocaktan alınan kıyma tel süzgeçten süzülür. Kreplerin içine birer tepeleme yemek kaşığı kıyma koyulur ve dürüm şeklinde sarılır tepsiye dizilir. Üzerine yarısına kadar süzdüğümüz su ilave edilir ve 200 derecede ısıtılmış fırında suyunu çekip pembeleşene kadar pişirilir. Fırından alınca sıcak sıcak servis edilir tabiî ki tabaklara koyunca üzerine sarımsaklı yoğurt ve kırmızı biberli tereyağı ile beraber yapan herkese AFİYET OLSUN herkese iyi haftasonları dilerim hoşçakalın

4 Ekim 2007 Perşembe

KARAMELLİ ETİMEK TATLISI....

Bu akşam iftara misafirlerim vardı. tatlı olarak bu etimek tatlısını yaptım çok güzel ve hafif bir tatlı oluyor. Ramazan için çok ideal bir tarif herkes çok beğeniyor, sizlerede tavsiye ederim mutlaka deneyin...
MALZEMELER...
8 tane etimek
Borcam tepsiye dizilir.
1-5 su bardağı şeker
2 su bardağı su
Önce şeker tencereye koyulur karamelize olunca üzerine su ilave edilir ve şekerler eriyene kadar kaynatılır. Şeker eriyince ocaktan alınan şerbet 2-3 dakika soluklandıktan sonra etimeklerin üzerine dökülür. Diğer tarafta kreması hazırlanır.
5 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı şeker
İle beraber muhallebi pişirilir. Blendır ile 5-10 dakika çırpılır, ve etimeklerin üzerine dökülür.Tatlımız hazır hale gelmiştir oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında soğuyan talıyı artık AFİYETLE YİYEBİLİRSİNİZ....
Not: Ben her zaman bu size verdiğim ölçü ile yapardım ama bu sefer değişik olsun diye bu malzemelerin iki misli ile iki katlı bir tatlı yaptım isterseniz bu şekildede yapabilirsiniz...

PEYNİRLİ YUMURTALI PİDELER...

Selamlar, ramazan geldi geliyor derken nerdeyse sonuna geldik bu mübarek günler ne kadarda çabuk geçiyor. Ramazanda sofralarımızda bi başka bereketleniyor bir parça yemek yapıyorum insan açken hiç doymayacakmış gibi oluyor ama yemeklerde hiç azalma olmadan kalıyor. İşte bende yemek yapmak istemedim geçen akşam evde ıspanak vardı ondan gözleme yapayım dedim. Eşim birazda pide yap dedi dünyanın gözlemesi ve pidesi oldu yine. Ispanakları önceden bloguma koymuştum onun için resimlemedim pidelerin birazını yumurtalı peynirli, birazını’da pastırmalı kaşarlı yaptım işte size çok basit olan pidelerimin tarifi.
MALZEMELER:
İstediğiniz miktarda un su tuz ve maya ile bir hamur yapın.
İÇİ İÇİN:
Ben göz kararı 300 gr kadar lor ve beyaz peynir karışımının içine 4 yumurta kırdın bu herkesin isteği doğrultusunda değişebilir.
İstenildiği kadar kaşar ve pastırma.
Aslında kıymalı da çok güzel oluyor ama onu da yaptığım bir gün anlatırım.
İçine tuz ve karabiber koyulur. Hamurdan ceviz kadar parçalar kopartılır ve ince uzun açılır içine malzemeler koyulur ve iki taraftan kapatarak pide şekli verilir.
Ben pidelerin daha yumuşak olması için önce altlarını teflon tavada çok kısık olmayan ateşte ağzı kapaklı olarak pişiriyorum daha sonra tavadan aldığım pideleri ızgara ayarında 220 derecede ısıttığım fırının en üst rafına verip (aşağıda olursa geç kızarır ve kurur) üzerleri kızarana kadar pişirdim fırından çıkan pidelerin üzerine tereyağı sürerek servis ettim AFİYET OLSUN…

ZUHAL'in PÜRELİ KÖFTESİ...

Cuma günü amcamın kızı Zuhal’de iftardaydık . Menümüzde domates çorba, ekşili patlıcan gömbesi, (Babadağ usulü) şehriyeli pilav,püreli köfte, salata, kırmızı biber turşusu,ve güllaç idi.
Bende köftesinin tarifini blogda vermek istedim. İşte malzemeler ve tarifi.
MALZEMELER:
1 kg kıyma
1 adet soğan
1 yumurta
4 dilim bayat ekmek içi
1 kaşık salça
Tuz, karabiber, kekik
Hepsi beraber iyice yoğurulur ve dikdörtgen bir borcama elimizle bastırarak yayılır. Isıtılmış 200 derece fırında yarı pişirilir.
PÜRESİ İÇİN.
4 adet orta boy patates
2 yemek kaşığı tereyağı
1,5 su bardağı süt
Patatesler haşlanır rendelenir tereyağı eritilir, püre ilave edilir. Karıştırılır üzerine süt ilave edilir ve biraz pişirilir.
Üzeri içinde kaşar peyniri rendesi.
Yarı pişen köftenin üzerine püre sürülür tekrar fırına verilir, biraz piştikten sonra üzerine kaşar rendesi dökülür fırına koyulur ve kızarmaya başlayınca fırından alınır. AFİYET LSUN….
İşte iftarı bekleyen bizim ahali

3 Ekim 2007 Çarşamba

MOLLAVELİ TURŞUSU:))))

Şimdi sizlere vereceğim tarif aslında kebepçılarda ve lokantalarda soğuk mezelerin içinde olan, ama bizim babadağda yazın çok tüketilen ve sevilen turşu diye adlandırdıkları mollaveli turşusu. Yaz gelipde etli acı biberler ve bostan patlıcanları (babadağda topuz balcan derler) çıktımı sık sık yemeklerin yanında bu turşu çeşidi yapılır öyleki peynir ekmekle bile harika olur. Tabii içine ekşi olarak koruk ekşisi yada koruk suyu koyulur lezzeti bir kat daha artar. Yaylalarda odun ateşinin közünde patlıcanlar, biberler közlenir ve kıyılır. Sarımsaklar tuzla dövülür içine koruk suyu zeytinyağı ve ilave edilir. Karıştırılan biber ve patlıcanların üzerine bu sos dökülür ve karıştırılır işte size mollaveli turşumuz yemeye hazır.
Hazırlayıp yiyen herkese AFİYET OLSUN…

MANTARLI PİLAV....

Pizzalardan arta kalan mantarları geçen gün mantarlı pilav yaptım. Bu pilavı biz çok seviyoruz çok lezzetli oluyor. Çok basit bişey ama yinede bloga koymak istedim belki herkeste biliyordur. Neyse bir fikir olabilir diye düşündüm.
MALZEMELER..
250 gr kadar mantar
1-5 su bardağı pirinç
1 tane soğan
2 yemek kaşığı kuş üzümü
3 yemek kaşığı badem yada dolmalık fıstık
1 yemek kaşığı şeker
Tuz
1 çay kaşığı dolma baharı
Zeytinyağı
Mantarlar yıkanır ve çok kalın olmamak şartı ile doğranır. Soğanlar ince ince kıyılır. Zeytinyağında kavrulan soğana mantarlar eklenir ve suyunu çekene kadar kavrulur. Önceden sıcak suda bekletilen pirinçler yıkanır süzülür ve mantarlara ilave edilir. Hepsi biraz kavrulur ve üzerine 2 su bardağı su ilave edilir, ve yıkanan üzümler, kavrulan badem yada fıstıklar, şeker, dolma baharı ve tuz ilave edilir. Harlı ateşte biraz ağzı açık olarak pişirilir suyunu çekmeye başlayınca altı kısılır ve tencerenin kapağıda kapatılır. Piştikten sonra tencerenin kapağının altına kağıt havlu koyarak kapak kapatılır ve demlenmeye bırakılır ılık yada soğuk olarak servis yapılır AFİYET OLSUN….

ŞILLIK TATLISI VE SOBEEEE:))))

Pazar günü Arzu beni sobelemişti, ama ben bir türlü fırsat bulup sobeye cevap yazamamıştım. Bugün ilk olarak en çok sevdiğim üç şeyi yazarak Arzunun sobesini cevaplamış olayım.
İlk olarak tabiî ki ailemi biricik oğlum Melihi eşimi ve annemi, ablamı, kardeşimi severim.
Sonra hayvanlarımı kedim Minnoş, papağanım Miniş, köpeğim Bıdık’ı, severim

Pasta börek yapmayı ve misafirlerime ikram etmeyi severim.
Aslında daha çok şey var ama ilk olarak aklıma gelenler üç şey diye kısıtlanınca tabiî ki bir öncelik oluyor ve insan düşünmeye dalıyor neyse şimdilik bunlar diyebilirim.bende arkadaşlarım.NENENMUTFAKTA UMUTBİZDE ve ADİGENİSEHİLAL’i sobeliyorum arkadaşlar sevdiğiniz üç şeyi söylermisiniz..
Ve gelelim şimdi şıllık tatlısına. Canınız çok tatlı çekti ve tatlı krizine girdiniz işte size çok kolay ve evdeki malzemelerden bir tatlı çokta lezzetli oluyor herkese tavsiye ederim.


MALZEMELER…
1 yumurta
2 su bardağı şeker
1 su bardağı un
1 su bardağı süt
1 su bardağı su
1 çorba kaşığı şeker
1 fiske tuz
1 su bardağı kıyılmış ceviz
Malzemeleri blendırda çırpalım ve tavada krepler yapalım. Bütün malzeme bitince içerisine kıyılmış cevizden birer kaşık koyup kenarlarını içine katlayarak rulo dürüm yapalım ve kare borcama dizelim. Şerbeti kaynatıp kreplerin üzerine sıcak sıcak dökelim soğuduktan sonra servise hazırdır AFİYET BAL ŞEKER olsun hoşçakalın…
ŞERBETİ İÇİN
1-5 su bardağı şeker
2-5 su bardağı su
Çeyrek limon suyu
Not: Tatlının adı herkese çok değişik gelmiş. Ben şuradan geliyor diye biliyorum Çok hafif bir tatlı oluyor hafif olması sebebi ile şıllık demişler:)) anlayacağınız bu...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...