27 Haziran 2008 Cuma

FRAMBUAZLI CHEESECAKE......

Bu tarifi PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 26 için arkadaşım HURİYE'ye gönderiyor ve kolaylıklar diliyorum...

Bu sıcak yaz günlerinde iyi gidecek bir pasta tarifi bari yazayım diye düşündüm.

Denizli o kadar çok sıcakki anlatamam
. Mutfakta ocak yansa bile dayanılmıyor fırını hiç çekemeyeceğim:)

Sıcaklar sebebiyle gezmeler bile yaz tatiline girdi, en iyisi evden dışarı çıkmamak.


Eh misafir gelmeyince de mamalara da ara verdim, bu sayeyle elimde sırasını bekleyen pastalara sıra geldi.

İşte pastamızın malzemeleri.
250 gr fındıklı bisküvi.
1,5 çorba kaşığı tereyağı.

Kreması için:

Yarım çay bardağı su.
2 çorba kaşığı jelatin.
500 gr light krem peynir.
1 adet limonun suyu.
1 fincan toz şeker
2 fincan çırpılmış sıvı krema.
250 gr dondurulmuş frambuaz.
2 çorba kaşığı toz şeker.

Hazırlanışı:

22 cm çapındaki pasta kalıbının zeminini ve etrafını yağlı kağıt ile kaplayıp fırça ile yağ sürün.

Bisküvileri un gibi olana kadar bilendırdan çekin.

Erimiş yağla bisküvileri karıştırın.

Bu karışımı kalıba ince bir tabaka şeklinde güzelce yerleştirin ve buzdolabında 20 dakika dinlendirin.

Kremanın hazırlanışı:

Suyu küçük bir kapta ısıtın jelatini içine alın ve ateşten alıp jelatin eriyene kadar karıştırın.

Mikserle krem peyniri çırpın.

İçine limon suyunu ve şekeride ekleyip pürüzsüz bir krema olana kadar çırpın.

Frambuazları ve 2 yemek kaşığı şekeri blender da karıştırın.

Çözülen jelatinin yarısını peynirli karışıma, kalan yarısını da frambuazlara ekleyin.

Her iki karışımıda dolaptan çıkardığınız kalıbın üzerine dökün ve bir tel yardımıyla renkleri değişik şekiller oluşturacak şekilde karıştırın.

4 saat buzdolabında bekletin.

Not: Üzerine çırpılmış krema ve frambuazlar ile süsleyerek servis yapın.

21 Haziran 2008 Cumartesi

MUHALLEBİLİ KADAYIF...

Bu sıcaklarda benim hiç mutfağa girip pasta börek yapasım yok bende hazır yapılmışlardan yararlanıyorum

Dün görümcem Nilgündeydim bu tatlıyı Nilgün yaptı, çok güzel olmuş bende yedim:) ama sizlerede getirdim..

Malzemeler:

300 gr çiğ kadayıf.

2 yemek kaşığı tereyağı.

1 su bardağı şeker.

1 çay bardağı ceviz.

Teryağı tavada eritilir..

Kadayf içine alınır.

Toz şeker ilave edilir ve kadayıf kızarana kadar 30-40 dakika karıştırılır.

Kızardıktan sonra ezilmiş ceviz ilave edilir.

Muhallebisi:

1 litre süt.

2 çorba kaşığı mısır nişastası.

3 çorba kaşığı un.

1 su bardağı şeker.

Bütün malzeme pişirilir ocaktan alınır.

İçine 1 paket(200gr) taze krema ilave edilir ve mikserle çırpılır ve soğumaya bırakılır.
Kadayıfın yarısı borcam tepsiye dökülür ve düzeltilir.

Soğuyan krema kadayıfın üzerine dökülür.

Kalan kadayıf en üste dökülür ve elle bastırılır.

Tatlımız hazııııır buyurun afiyet şeker olsun.

Not: Bu tatlı ikram edileceği gün yapılırsa daha güzel oluyor, 1 gün önceden yapınca kadayıflar kıtırlığını kaybediyor..

12 Haziran 2008 Perşembe

KAKAO MANTOLU,CEVİZLİ KURABİYE...

Bu kurabiyeyi Çanakkaleye giderken yolda yeriz diye yapmıştım. İyikide yapmışım çok beğenildi otobüste çayın yanında çok iyi gitti vallahi.


Sizlerede tavsiye ederim çok lezzetli bir kurabiye bayatlamıyorda, aslında bayatlamaya fırsatı olmayan bir kurabiye hemen tüketiliyor

Malzemeler:

1 paket yumuşak margarin.
1 yumurta.
2 yemek kaşığı pudra şekeri.
1 paket vanilya.
1 paket kabartma tozu.
1 su bardağı ceviz.
3 yemek kaşığı kavrulmuş ve biraz ezilmiş susam.
3 su bardağı un.
Margarin ve pudra şekeri ve yumurta yoğurulur.
Diğer malzemelerde ilave edilir ve hamur kulak memesi kıvamında hazırlanır.
Susam ve cevizde ilave edilir.
Ceviz büyüklüğünde parçalar alınır istenilen şekil verilir.

Tepsiye dizilir 200 derece önceden ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirilir.

Fırından çıkan kurabiyeler soğumaya bırakılır.

Üzeri için:

3 yemek kaşığı pudra şekeri

2 yemek kaşığı kakao.

1 çay kaşığı tarçın.

Karıştırlır ve elenir kurabiyeler bu toz karışıma teker teker bulanarak mantolarını giymiş olurlar:)

Herkese afiyet olsun hoşçakalın...

9 Haziran 2008 Pazartesi

TAVUK SAÇ KAVURMA...

Ne desem bilemedim saç kavurmamı? Yoksa çoban kavurmamı?


Eşimin bizler için hazırladığı tek yemek desem yalan olmaz sanırım
Bu yemeğe bayılır hemen ocak başına geçer ama bütün malzemeyi doğrayan yine ben

Gereken malzemeler diye ölçü veremeyeceğim çünkü ölçülerle yapmadık hiç.

İstediğiniz kadar tavuk kalça et.

Bol domates

Bol soğan

Yeşil biber, acı olursa harika oluyor.

Sıvı yağ, karabiber, tuz.

Önce yeteri kadar yağ ile kuşbaşı doğranan tavuk etleri, suyunu salıp çekene kadar kavrulur.

Üzerine soğan ve biber ilave edilir kavrulur.

Son olarak domatesler ilave edilir suyunu çekene kadar kavrulur.

Tuzu ve karabiberi koyulur ocaktan alınır.

Artık afiyetle ekmeğinizi bana bana yiyebilirsiniz..

Biz bahçede odun ateşinde pişiriyoruz çok daha lezzetli oluyor
Eğer imkanınız varsa sizlerde böyle pişirin derim.

Eh bugünlük bu kadar deyip ben kaçıyorum müsadenizle Hepinize iyi bir hafta diliyorum Sağlıcakla kalın görüşmek üzere...
Sevgiler & Saygılar.......

5 Haziran 2008 Perşembe

ÇANAKKALE..

İşte geldiiiiiiiiiim.
Çok güzel bir gezi oldu.

Bu şanlı bayrağımızın bizim semalarımızda dalgalanabilmesi için canlarını veren o genç şehitlerimizi bugüne kadar hep dinlemiştik, ama oralara gidip görünce insan çok duygulanıyor.

Herkesin mutlaka gidip görmesi gerek

Behramkale'den bakınca Asos manzarası...

Bursıda Asos antik liman..
Behramkale'den Midilli adasının görüntüsü

Buda herkesin bildiği Truva atı..

Truva filmi'nin çekimlerinde kullanılan bu atı Çanakkale merkeze yerleştirmişler..


Görülen fotoğraf çalışmalarda bulunan kopmuş bir ayak.

Çarığıyla beraber topraktan çıkarılıp hiç dokunulmadan müzeye yerleştirilmiş..

Vatanımız uğruna ne canlar feda olmuş....


Dünyada siperler arsı 8 metreye inen tek savaş Çanakkale savaşlarıymış.

Siperden kafalarını bile çıkaramayan mehmetçik çareyi siperler arsında tünel kazarak bulmuş.

Anzak koyu...
Her yıl akın akın gelen Avustralyalılar burada tören yapıyorlar..

Bizler bu ülkede yaşadığımız halde Çanakkaleyi gidip görmek zor geliyor.
Conkbayırı'nda bulunan Mehmetçik anıtı.


Tepeyi tümüyle kaplayacak tarzda kademeli olarak yükselen beş panelden oluşmakta. Bu beş panel, Allaha dua eden bir insanın beş parmağını sembolize etmektedir.

6-10 Ağustos tarihleri arasında yapılan sarıbayır savaşlarında, Yeni Zellandalılar Conkbayırı'nın en uç noktasını ele geçirmeye çalıştılar.

Fakat Mustafa Kemalin başında bulunduğu güçlü savunma karşısında başarısızlığa uğradılar. Ne Liman von Sanders ve ne de bir başka komutanın göremediğini, o inanılmaz askeri dehası ile Mustafa Kemal görmüş ve Conkbayırı ile Sarıbayır'ın bütün günay yarımadanın anahtarı olacağını anlamıştı.

Mustafa Kemal, "Size taaruzu değil, ölmeyi emrediyorum..." emrini işte bu conk bayırında vermiş..
Öyle acımasız bir savaş olmuşki Sarıbayır olan bu yer kanlarla dolmuş öyleki artık kanlar oluk oluk akıyor ve siperlerdeki şehit askerleri bile sürüklüyormuş.

O tarihten sonra sarıbayır ismi değişerek Kanlısırt olmuş...



Bugün sizlere sadece gezip gördüklerimi anlattım, yediğim içtiğim benim olsun:)

Hoşçakalın.....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...