30 Ocak 2010 Cumartesi

KETEN HELVA....

keten helva


Arkadaşlar yorumlarınız ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Beni ATV Kültür Aşı programın'da izleyip ziyaretime gelen birçok arkadaşın yorumu beni çok mutlu etti:))

Geçen sene yayınlamıştım bu keten helvasını, ama şimdi yeniden güncelledim arayan kolay bulsun diyerekten:)

Şimdi sizlere keten helvası bilirmisiniz? diye soruyorum:)

Keten helvası bizim Babadağda çok eskilerden beri yapılan bir tatlıdır. Çok eskilerden küresel ısınmanın olmadığı zamanlarda kış aylarında çok kar yağar ve o karlı kış gecelerinde komşular bir araya toplanıp keten helvası yaparlarmış, aslında mış dememem lazım benim çocukluğumda'da yapılırdı:)

Her kar yağdığında aklımıza keten helvası gelir, geçen hafta Kayseriye gittiğimde tabiiki kar yağdı, annemin aklına gelmiş ve keten helvasının çövenini hazırlamış... Bu helvayı yapmak için en az üç kişi lazım, kardeşimin komşuları misafirliğie gelmişlerdi hemen onları da tepsinin başına oturtuk:) keten helvası çevirmeye başladılar ben de foto muhabiri olarak resimledim.

Şimdi keten helva için ne gerekliymi bakalım....

5 su bardağı şeker....
3 su bardağı su...
1 kg un.....
İri bir parça limon tuzu...

İlk olarak şekeri su ile ocağa koyup kaynatarak çövenini hazırlıyoruz. Çövenin olduğunu anlamak için iyice kaynadıktan sonra bir damla suya damlatıp hemen alıp o parçaya tırnağımızla bir fiske vuruyoruz çıt diye kırılıp fırlayınca çöven olmuş demektir. (ortalama 50- 55 dakika kadar)

Aslında iş bu çövenin kıvamını tutturmaktadır..

Hazırlanan çöven sıvıyağla yağlanmış bir tepsiye dökülüp soğumaya bırakılır.
Şimdi sıra unu kavurmaya geldi.

Un bir tencereye alınıp un kokusu kalmayıncaya kadar kavrulur ve oda soğumaya bırakılır.
Soğuyan çöven tepsiyi çok az ısıtmak kaydıyla tepsiden çıkartılır ele alınır ve uzunca bir rulo yapılır.

Rulonun iki uçları birleştirilerek bir halka elde edilir. Bu halka elde sıkılarak genişletilip 8 gibi yapılarak katlanır ve tekrar büyütülüp tekrar 8 gibi yapılıp katlanır. Soğuyan unun içine koyulan halka artık un ile beraber 3 kişin yardımıyla çevrilmeye başlanır.

Önemli olan herkesin ellerinin aynı anda hareket etmesi ve elde tutulmadan hemen hemen tuttuğunuz bölümü yanınızdaki kişiye vererek seri bir şekeilde çevirmektir.
keten helva Halka çevrilerek genişletilir.
Genişleyen halka 8 gibi yapılıp katlanır ve tekrar çevirmeye devam edilir.Bu çevirme işlemi ortalama 17-18 kere tekrarlanır. Çevirirken unlar çövenin üzerine doğru atılmalıdır.
Çöven çevrildikçe ince ince ip şeklini almaya başlar, aşağıda gördüğünüz gibi.
Çevirmeye devam...


Çevirme işleminin son demleri artık iyice inceldi
En sonunda tepsi genişliğinde açılır..

Ve tepsiye iyice yayarak birbirine yapışması önlenir.

keten helva
Tamamen dağıtılan helva..Hilal'in bana ne kadar inceldiğini gösterdiği anda önünden uçan tepsi gibi hemen serin bir ortama örneğin balkona alınır ve biraz sertleşmesi için 10-15 dk kadar balkonda bekletilir.
Eğer yapıp yerseniz sizlere afiyet olsun..

Not: Unu kavururken yağlada kavurlabilinir, o zaman daha çok pişmaniye gibi oluyor...

27 Ocak 2010 Çarşamba

MEŞHUUUUR! BABADAĞ KEŞKEĞİ

Keşkek'le değil ama yine bir Babadağ lezzeti olan Keten Helva İle 30 01 2010 Cumartesi günü saat 12.15 de ATV'deki Kültür aşı programındayız..

İşte huzurlarınızda Babadağ keşkeği.
Bizim keşkeğimiz bence harika bir yemektir bayılırım nefis nefis.

Bu yazıyı önceden yayınlamıştım ama yapılış aşamalarını resimleyememiştim, şimdi resimleri ekledim..

Babadağda eskiden (çok eskide değil aslında) düğünlerde pişen bu yemeğimiz şimdilerde eskisi kadar çok pişirilmiyor. Köfte pilav çıktı insanlara keşkek pişirmek zor gelmeye başladı ve artık çoğu düğünde köfte hazırlatılmakta.

Eskiden düğün yemeği mönümüz şehriyeli nohutlu etsuyuna çorba, etli nohutlu yahni, pilav, keşkek, düğün salata, ve irmik helvası olaraka hazırlanırdı.
Her düğünde yemek pişiren aşçı kadınlar olurdu ve yemekleri onlar pişirirlerdi, yemekler süperrr lezzetli olurdu offf of.

Şimdi keşkek bebek mevlütlerinde, evlerde okutulan dualarda misafirlere ikram olarak hazırlanır oldu . Şimdi gelelim nasıl pişirildiğine.

Malzemeler:

1 kg gerdan eti yada dananın sırt etinden(keşkek için uzun lifli et kullanılırsa daha güzel olur)

1 kg döğme (aşurelik buğday)

tuz, karabiber,

üzeri için tereyağı, aşrengi (toz kırmızı biber)

Döğme akşamdan yıkanıp tencereye alınır, üzerine iki parmak çıkacak kadar su ilave edilir ve kaynatılır.

Kaynadıktan sonra ocak kapatılır üzerine bir bardak soğuk su ilave edilir ve kapağı kapatılır sabaha kadar kabarması için bekletilir.

Sabah döğme yine ocağa koyulur ve güzelca haşlanır. Haşlanan döğme iyice dövülür.

Et iyice haşlanır kemeiklerden ayıklanır ve bir tokmakla güzelce dövülür. Etin hiç parça kalmaması lazım, eğer arada dövülmeyen et türleri varsa içinden alınır. Artık et ve döğme karıştırılır, ikisi birlikte biraz daha dövülür. Ocağa alınır eğer biraz su gerekiyorsa et suyundan ilave edilir, çok koyu bir bulamaç kıvamında olmalıdır. İçine tuz ve karabiber ilave edilir ve bir taşım kaynatılır. Servis yaparken üzerine tereyağı eritilip toz kırmızı biber ilave edir karıştırılır ve keşkeğin üzerine dökülür. Yanında sirke turşusu ile pek yakışır afiyet olsun.

Not: sıcak keşkeğin üzeri hiç birzaman örtülmez tencerenin kapağı kapatılmaz yoksa yemek çok çabuk bozulur.

14 Ocak 2010 Perşembe

RENKLİ KÜLAHLAR.........


Bu külahları daha öncede yapmıştım tarifini'de vermiştim, o zamandan beri bir daha yapmadığım hatırladım..

Bu gün arkaşalarımı ağırladım:) pasta olarak külahlardan yaptım; bu sefer hamurunun içine gıda boyası koyarak renklendimeyi düşündüm sonuç tam istediğim gibi oldu.

Aslında sarıları muzlu pembeleri çilekli yapmaktı niyetim, ama muzlu kremayı biraz fazla hazırlamışım (iyiki çilekliyide hazırlamamışım yoksa krema içinde yüzerdim) bu yüzden hepsini muzu yaptım artık:))

Şimdilik benden bu kadar hepinize güzel bir hafta sonu dilerim hoşçakalııın....

11 Ocak 2010 Pazartesi

ÇİLBİR (BABADAĞ USULÜ ÇILBIR)

Çilbir, çocukluğumun unutulmaz yemeklerinden biridir aslında.

Babadağda çilbir derler ve yoğurtsuz olarak böyle pişirirler, yoğurtla alakası yoktur babadağ çılbırının:))

Küçükken bayılırdık çilbire en sevdiğim yemeklerin içinde yerini alırdı. Annem, yengem yada babannem kim pişirirse pişirsin ev halkı tarafından çok sevilen bir yemekti.
Hepi topu yumurta aslında ama yumurta da allahın bir lütfu bence, yumurtasız bir hayat nasıl olurdu ki? Kurabiyeler kekler pastalar olmazdı sanırım, hemen hemen herkesin sevdiği yumurtayı birde böyle deneyin derim:))

Yumurtaları haşalıp soyup iri iri doğrayın.

Başka bir tencerede tereyağını eritip içine biraz salça ve biraz kırmızı toz biber(biz aşrengi deriz ) ilave edip bir iki çevirip üzerine yeteri kadar su ve tuz ilave edin kaynadıktan sonra içine yumurtaları koyup kısık ateşte biraz daha kaynamaya bırakın.

Serviz etmeden önce üzerine karabiber dökmeyi unutmayın olmazsa olmaz:)

Afiyet olsun hoşçakalın..........

6 Ocak 2010 Çarşamba

BEN 10 DOĞUM GÜNÜ PASTASI...

İşte bu erkek çocuklarının favori pastası. Dün akşam geç saatlerde sipariş verilen ben 10 resimli pastam.

Gece pastasını hazırlayıp resimleme işini sabaha bıraktım eşimi ve oğlumu yolcu ettikten hemen sonra resme başladım saat 11.30'da pastayı teslim ettim:)

4 Ocak 2010 Pazartesi

DOĞUM GÜNÜ PASTALARI....

"Yeni yılınız hayırlı olsun" diyerek başlıyorum bu yılın ilk yazısına..

Sizler yılbaşında neler yaptınız bilmiyorum, belki evde geçirdiniz belkide dışarıda çılgınlar gibi eğlenerek girdiniz bu yıla. Biz kayınvalidemin hazırladığı yemeğimizi afiyetle yedik çocukların tombala hevesleri kursaklarında kalmasın diye bir iki el tombala oynadık meyvelerimizi ve çerezlerimizide yedikten sonra evimize doğğğruuuu yol aldık.

Pastalarımz gelince geçtiğimiz günlerde(geçen yıl oluyor artık) yaptığım doğumgünü pastaları.
Şimdilik yazacaklarım bunlar başka bir yazıda görüşmek üzere haşçakalın...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...