29 Ağustos 2009 Cumartesi

KAPAMA YEMEĞİ.........

Çok güzel bir yemek ama öyle çok zor yapılamaz türden bir yemekde değil; hele Ramazanda iftar sofraları için biçilmiş kaftan diyorum....... Herkese tavsiye ederim mutlaka deneyin nefisss oluyor..........

İşte yemeğimizim resimli tarifi..........:)
1 kg kadar kuşbaşı doğranmış et, birazda etin yağlı bölümü.......
3 tane iri patates oda et büyüklüğünde doğranmış.........
yarım kg arpacık soğan.....
salça, kırmızı toz biber, karabiber, tuz...
Pilav için istediğiniz ölçüde pirinç......
Baharatlar ve salça ile etler patatesler ve soğanları ayrı ayrı karıştıralım.....
Tencerenin en altına soğanları onun üstüne patatesleri ve etleri en üstede etin yağlı bölümlerini dizelim ve tencereyi büyük bir tepsiye ters çevirelim........ Tencerenin üzerine ağırlık yapması için taş koyalım...........

Tepsiye yeteri kadar su koyalım ve ocağın üzerine koyup kısık ateşte pişmeye bırakalım.........
Pişme sırasında ara ara tencereyi tepsinin içinde değişik yerlere gezdirelimki aynı yerde durursa yemeğin dibi tutar......... Bu yemeğin böyle pişmesi gerekir...........

Resimde görüldüğü gibi pişerken yemek suyunu bir çeker bir bırakır ateş kısıkken suyunu tencerenin içine çeker ateşi açıncada tepsiye bırakır ama hep kısık ateşte pişmesi gerekir............
yoksa etler pişmeden yanar.......:(

Yaklaşık 3 saat kadar bir sürede yemek pişmiş olur.......... Pişen yemeğin suyunu başka bir tencereye boşaltmamız gerek onunla pilavı pişireceğiz çünkü..

Bunun içinde ateşi açalım ve suyunu bırakmasını bekleyelim. Suyunu bırakır bırakmazda tepsiyi ateşten alalım ve dikkatlice suyunu başka bir kaba boşaltalım......... Bu sırada çok dikkat etmemiz gerek yoksa tencere açılır ve etlerde saçılır:) aman haaa......

Eveeet suyunu aldıktan sonra artık bu su ile istediğimiz ölçüde pilavımızı pişire biliriz o sizin isteğinize kalmış bişey, ama pilavını bol yapın derim çok güzel oluyor çünkü.......
İşte pilavı pişmiş ve artık tencerenin açılıp etlerinde pilavla buluşma zamanı geldiii..
...
Buharı üstündeyken hemen resimledimmm......
Şimdi'de pilavını etlerin etrafına koyarken..

İşte buda artık sofraya gitmeye hazır bir kapama hali..

Yapıp yiyen herkese afiyet olllsuuuuun..

27 Ağustos 2009 Perşembe

BENİM VE OĞLUM MELİHİN ORTAK PASTAMIZ.....

Oylarınızı bekliyorum buraya tıklayarak kısa bir kayıt işleminden sonra bana oy verebilirsiniz;)

Doğum gününüz bir gün arayla olunca üst üste pasta ve kutlma yapma işi biraz sıkıcı oluyor..

Her sene melihe özel pasta yapardım bu sene bazı sebeplerden dolayı benim günümde pastayı yapmak gerekti çözümü de böyle buldum..
Kitap okumyı pek sevemeyen zorla kitap okuyan Melihe böyle bir latife yaptım:)

24 Ağustos 2009 Pazartesi

İYİKİ DOĞDUUUM BEEEEN:)))

smileysmiles Bugün benim doğum günüm. Yıllar su gibi akıp giderken her geçen gün yaşlandığımızın hiç farkında değiliz. Şöyle bir düşnünce ne çabuk geçmiş zaman ve 38 yılı nasılda devirmişim hiç anlamadım:) Bundan sonraki yaşlarım da Allahtan sağlık sıhhat afiyet diliyorum..

21 Ağustos 2009 Cuma

HERKESE HAYRILI RAMAZANLAR DİLERİM..

Peygamber efendimiz(s.a.v) buyurdularki.
"Ayların efendisi Ramazân ayıdır, günlerin efendisi de cumâ günüdür."

Sizden biriniz ben Ramazân da oruç tuttum, Ramazân da namaz kıldım Ramazân da şöyle yaptım böyle yaptım demesin. Çünkü "Ramazân" Allahın isimlerinden birisidir. Rabbinizin kitabıda buyurduğu gibi 'Şehru Ramazân: Ramazân ayı' deyiniz..

"Bereket ayı olan Ramazân ayı size geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp rahmetini indiri. Hataları siler, bu ayda yapılan duaları kabul eder. Alahu teâlâ bu ayda sizin hayırda (biribirinizi imrenip) yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihr eder. Allâh'a hayır amelleri takdim ediniz. Muhakak şaki (bedbaht) bu yda allahın rahmetinden mahrum kalan kimsedir."

"Muhahkak bu ramazân ayı size ulaştı. Bu ayda bin aydan hayırlı bir gece vardır. O geceden mahrum kılınan kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmıştır."

"Ramazâ-ı şerif ayında nafakayı (çoluk çocuğunuz için yapılan harcamaları) çoğaltınız. Çünkü bu aydaki nafaka allah yolunda harcanan nafaka gibidir."

"Ramaz3an ayı oruç tutulması farz kılınan bir aydır. Ben de size gecelerinde kâim olmanızı (teravih namazını) sünnet kıldım. Kim inanarak ve karşılığını Allâh'tan bekleyerek bu ayın orucunu tutar, geceeri kâim olur (teravih namazı ve sâir nafile namaz kılar)sa, anasından dünyaya geldiği gibi günahlarından kurtulur."

"Allâhü Teâlâ göklerin ve yeryüzünün konuşmalarına izin verseydi, Ramazân ayında oruç tutanları elbette cennetle müjdelerdi."
All^hü Teâlâ ibadetlerimizi kabul eylesin inşallah....

11 Ağustos 2009 Salı

AK FASİLLE (Babadağa has)

Fasülyeleri görüpte ne bu böyle sararmış fosülyeden yemekmi yaptın yoksa demeyin.
Bu fasülyeler Babadağın ak fasillesidir:) Babadağ pazarında bulunur belkide babadağlılar çok sevdiği için yetiştiren köylüler oraya satmaya gelir, ama Denizli'deki pazarlarada bile bulunmaz. Özelliği nedir diye sorarsanız yeşil fasülyeden daha lezzetli olur ve etle yada tereyağla pişer..

Agüüüyzlee, geling bakan ben hinci nasıl bişirceegizi deyveren..

Fasillileri doorayıng 1 tane soğanı teriyağına doorayıng onu gavurung gari. sogra içine 2 tane tomata doorayıp çok olmaycak tomata tomatası az olcak rengini aşrenginden(toz kırmızı biber) alcak yemek ne deyyodum ben ha tomatayıda doorayıp eccik gavurung, fasilleyide içine goyup biyo çevirdikten soongra içine aşrengi gatıng biyota çevirip üstüne ıscak suylan duzunuda goduktan songra çencirenig gapanı gapadıng gısık ataşta gımıl gımıl bişsing gari.

Fasille aşı biştikden songra üstüne mislee gibi yanık kokulu yoğurdu ekip suyunuda ekmee banıp banıp yimek ilazım, bu fasille böle yinir..

Angladıgızmı akideşle nasıl olcanıı anglımıyang vasa bene yazsıng angladıveririm ben yeginden..

6 Ağustos 2009 Perşembe

KARIŞIK BADEM KURABİYESİ..



Off havalar çok sıcak ortalık yanıyor, sıcaktan insanın canı hiçbirşey yapmak istemiyor.
Geçen gün nur topu gibi bir civcivimiz oldu kaç zamandan beri yumurtaların üzerinde oturan bir tavuğum vardı; ne kadar yeni yumurta ayarlayıp ayrı bir yere otutmak istedimsede kendisi istemedi zaten o zamandan belliydi deli olduğu.. üç yumurtayı işaretledim diğer yumurtaları alıyordum hiç çıkacağından emin değildim, geçen gün birde baktı ki bu zavallı yumurtadan çıkmış diğer tavuklarda bunu almış folluktan dışarı atmışlar daha kurumamış bile kulaklarını kanatmışlar, bende eve aldım kendisi sokulup uyuyacak bişey aradı oyuncak ayı koydum onun altına gidi yattı.
3 gün oldu şimdide beni annesi zannediyor beni gördümü kendisini kutudan dışarı atıp peşimde geziniyor bakalım ne olacak şu anda klavyenin üzerinde parmaklarımı yakalayıp didiklemek için koşturup duruyor. Biraz daha büyüsün girder deli anasının yanına:)
Gelelim bu kurabiyeye yapalı hayli zaman oldu yine annemden aldığım şu eski kitaptan aldım taifini oldukça değişik bir lezzeti var değişikliklerden hoşlananlar denesinler.
Malzemeler.(ben yarım ölçü yaptım bir tepsi çıktı) bu tam ölçü.
2 su bardağı acıbadem.
3 adet yumurta.
2 su bardağı kuru fasülye.
1 su bardağı şeker.
akşamdan ıslattığınız fasülyeleri haşlayın kabuklarını soyun.
Rondodan geçirip bastırarak süzgüden süzün.
Bademleri sıcak suda ıslatıp kabuklarını soyun onlarıda rondodan geçirin.
Dibi yuvarlak bir tencereye bademleri toz şekeri fasülyeleri koyup tahta bir kaşıkla ezerek karıştırın.
Bu karışımın içine yumurtayı kırın iyice yoğurun, hamur bütünleşince yağlı kağıt serilmiş tepsiye cevi büyüklüğünde hazırladığınız kurabiyeleri 3 parmak aryala dizin.
üzerlerine yumurta akı sürün isterseniz üzerine badenle süsleyebilirsiniz.
Hafif ısılı fırında üzeri parlayıp kurabiyeler kuruyana kadar pişirin.
Afiyet olsun...
Civcivle yazı yazmakta çok zormuş itkleye itekleye harfleri buluyorum arada parmaklarınada bastığım oldu:(

5 Ağustos 2009 Çarşamba

BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...

Hz. Ayşe Radıyallahu Anha anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."
"O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur."

Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.

Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.

Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.

Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir ki bu büyük bir melektir.

Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.

Fahreddin er-Râzî"nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.

Kur'ân'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.

"Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim."Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim."Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."

Peygamber Efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:

"Muhakkak ki, Allah Azze ve Celle Şâban'ın onbeşinci gecesinde rahmetiyle yetişip herşeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna."6 "Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna."7"Allah Teâlâ Şâban'ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar."

Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.

Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:

"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."

ALLAH dularımızı kubul eylesin inşallah...

3 Ağustos 2009 Pazartesi

NAZAR KURABİYESİ......


Arşivden çıkan nazar kurabiyeleriyle sizlere geldim; sağolsun eş dost başsağlığı için gelen giden çok olduğu için biraz arayı uzatabilirim. Elimden geldiğince yorumlarınıza cevap yazaya çalışıyorum ama fazla zaman ayıramıyorum...

Malzemeler...

250 gr margarin(yumuşak)
2 adet yumurta sarısı.
3/2 su bardağı pudra şekeri.
4 su bardağı un.
1 paket kabartma tozu.


Üzeri için..
Yumurta akı.

Margarinin içine yumurta sarılarını ve pudra şekerini ilave edip mikserle iyice karıştırın.

Karışımın üzerine un ile kabartma tozunu eleyip güzelce yoğurun.

Hamuru yarım saat kadar dinlendirin.

Dinlenen hamurun az miktarını sarı boya ile karıştırın.

Sarı hamurdan biraz daha fazla hamuru mavi boya ile karıştırın.

Daha sonra üç boy yuvarlaklar hazırlayın en büyüğü renksiz daha küçüğü mavi en küçüğü sarı renk hamurdan olmalı.Hamurları üst üste koyup biraz parmağınızla bastırın.
Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine çaok aralıklı olmayacak şekilde dizin üzerine yumurta beyazı sürün.

200 derecede ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye kadar pişirin.

Afiyet olsun..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...