29 Eylül 2008 Pazartesi

SÜNGER GİBİ HARİKA MARSHMALLOW ŞEKERLER

Geçtiğimiz bayramda yaptığım marsmallow şekerleri tekrardan sizlerle paylaşmak istedim;
Ben bu şekerlerle sizlerin bayramını şimdiden kutluyorum artık sizlerin bloglarına bu günlerde uğrayamayabilirim....

Herkese hayırlı bayramlar hoşçakalın....

Çok eskidendi belki el öpmeler, kenarı dantelli mendiller içinde şekerler,avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları...

Postacının getirdiği, uzaktaki dostların bayramıkutlayan bayram kartlari...

Aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde.
Yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa kutladılarbirbirlerinin bayramlarını.

Artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi için...

Ve birgün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın keyfini...

Kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni2,5 liralık bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan;
uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını bilmediğin...
Sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin.. ...

Ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi..
Daha nice bayramlar dileğiyle.



****************************************************************
Sizlere ilk marshmallow denememi anlatmıştım tarifinide vermiştim, bayram için arefe günü tekrardan yaptım ama bu şekerlerim çok harika oldular bütün misafirlerim çok beğendi.
Okadar güzel oldularki fosur fosur sünger gibi şekerler bende bu güzel şekerleri tekrardan sizlere anlatmak istedim. Aslında oyalayıcı bir tarif ama yapması çok zevkli hele bide sonunda beğenilince insanın çok hoşuna gidiyor. Ben jelatini ve glikozu kaşık ölçüsü olarak veriyorum sizin için daha kolay olur, işte şekerlerin tarifi.


MALZEMELER...


2 yemek kaşığı toz jelatin


130 ml soğuk su


beraber 10 dakika kadar mikser ile iyice çırpılır.


200 gr ince pudra şekeri


3 yemek kaşığı dolu dolu glikoz


70 ml su ve bir fiske tuz


Beraber kısık ateşte altı kalın bir tencerede karıştırarak kaynatılır. Kaynadıktan sonra 10 dakika kadar karıştırarak pişirilir.
Ocağın üzerinden alınır kaynamasının durması beklenir ve içine çırpılan jelatin ilave edilir.
Mikser ile çırpmaya başlanır, 15 dakika kadar çırpılır. içerisine vanilya koyulacaksa çırpma işleminin sonunda ilave edilir.
Ben bu sefer çilekli yaptım çırpma işleminin sonunda içine 3 çay kaşığı çilek aroması ve birazda pembe gıda boyası koydum tekrardan çırptım tamamen karıştıktan sonra dikdörtgen borcamı ilk olarak çiçek yağı ile yapladım üzerinede yarım çay bardağı nişasta ve yarım çay bardağı pudra şekerini değirmende çektikten sonra bu karışımın yarısını yağladığım borcama döktüm ve şekeri boşalttım şekerin üzerine kalan nişastalı karışımı döküp elimle düzelttim ve buzdolabına koydum 5-6 saat bekledikten sonra mutfak makası ile kestim kestiğim kenarlarında birbirine yapışmaması için dökülen şeker ve nişasta karışımına buladım..
Gelen misafirlerime ikram ettim:))))
AFİYET OLSUN...

27 Eylül 2008 Cumartesi

ÇİKOLTALI CEVİZLİ KITIR, KITIR BİSKÜVİ..

Bu biküvi'nin tarifini blog arkadaşım Yeşim'den aldım, çok güzel, hiç bayatamayan kıtır kıtır bir bisküvi tavsiye ederim.. Kurabiye değil bisküvi dikkatinizi çekeyim:)))

Malzemeler:

150 gr margarin

110.gr şeker

2 yumurta

100 gr çikolata

50 gr ceviz

1 çay kaşığı tarçın

1 çay kaşığı kabartma tozu

240 gr un

Yağ ve şeker birbirine yedirilir.

Mikser ile karıştırırken teker teker yumurtaları eklenir.

Çikolata ve cevizler irice doğranır karışıma ilave edilir.

Tarçın, un ve kabartma tozu harmanlanır ve karışıma eklenir.

Hamur çok yumuşak ve yapışkan olacak.

Hamurdan yaklaşık 30 adet bisküvi yapılır ve tepsiye dizilir.

200 derece ısıtılmış fırında 15 dakika pişirilir.

Fırından çıktıklarında hala hafif yumuşak olduklarından, sertleşmeleri için fırın teli üzerinde soğutulur.


Afiyet olsun..

26 Eylül 2008 Cuma

YENİ BANNERİM NASIL OLMUŞ???? VE MÜBAREK KADİR GECENİZ HAYIRLI OLSUN....

Sevgili kalbe giden yol Gözde'ye çok teşekkür ediyorum. Benim hiçmi hiç anlamadığım bu banner konusunda fedakarlık yaptı gece 02'lere kadar uğraşıp bu banneri benim için hazırladı.

Gözdecim çok teşekkür ediyorum ellerine sağlık canım, tam beni anlatan bir resim hazırlamışsın çok ama çok beğendim yavrucuklarımıda unutmamışsın:))


Bütün din kardeşlerimizin KADİR GECESİ mübarek olsun, ALLAH hepimizin dualarını kabul etsin inşallah hayırlara vesile olur.....

23 Eylül 2008 Salı

1-2 1-2 DENEME FISTIKLI SARMA....


Sizlere bayram için bu tatlıyı şiddetle tavsiye ediyorum...

Gelen misafirleriniz eminim bayılacaklar, aman kolonyaları unutmayalım:)))

Aslında tatlıyı eşimin diretmesi sayesinde yaptım, neden derseniz geçen gün bir hazır yufka sitesinde görmüş hazır baklava yufkası ile yapılışını da vermişler. Ama ben nedense şerbetli tatlılardan pek haz etmemişimdir, eşimde tam tersi tatlı canavarı desem yeridir:)
Bugün malzemelerini alıyorum akşama bu tatlıyı bana yaparmısın deyince fazla diretemedim malzemelerin 4/1'i ile bir borcam tepsi yaptım.

Veee ortaya oldukça güzel bir tatlı çıktı. Belkide diyorsunuz eh bukadar antep fıstığı olurda güzel olmazmı diye haklısınız zaten tadını antepfıstığı veriyor .

Denemek isteyenler için..

Malzemeler:

10 tane hazır baklava yufkası.

300 gr toz antep fıstığı.

100 gr tereyağı.

Şerbeti için.

1,5 su bardağı toz şeker.

1 su bardağından 1 parmak fazla su.

çeyrek limon suyu.

Yufkayı tezgahın üzerine serelim ikiye katlayıp tam ortadan bölelim.

İki kat şeklinde üzerine 3 yemek kaşığı kadar fıstık serpip sıkıca saralım.

Dikkat edilmesi gereken yufkalar çok çabuk kuruyor diğer yufkaları açıkta bırakmamamız poşetine geri koymamız gerek yoksa saramayız kırılırlar.

Sardıktan sonra yağlanmış boram tepsiye çok hafif büzüştürerek yerleştirelim.

10 yufkayıda aynı şekilde hazırladıktan sonra üzerinden eritilmiş tereyağını döküp 150 derecede ısıtılmış fırında tepsinin üzerine bir kasap kağıdı kapatarak 25-30 dakika kadar pişirelim.

Üzerini örtüyoruz ki kızarmasın.


Şerbetimizide kaynatıp hazırlıyoruz.

Fırından çıkan tatlımızın üzerine sıcak şerbeti döküp üzerini kağıtla kapatıyoruz.

Şerbet fokur fokur kaynar olmayacak..

Soğuduktan sonra misafirlerinize ikram edebilirsiniz...

Afiyet şeker olsun..
Hoşçakalın.....

20 Eylül 2008 Cumartesi

HAS BE HAS, ÖZ HAKİKİ KAYSERİ MANTISI:))))

Bildiğiniz gibi ben kayserili değilim ama herkes gibi mantıya bayılırım. Geçen seneye kadar'da Kayseri'yle hiç tanışıklığımız olmamıştı, ta ki kardeşim Hilal kayseriye gelin gidene kadar:)

İşte kayserinin öz mantısıylada böylece tanışmış olduk.

Ben mantıyı hep dört kenarından bahça gibi uçlarını birleştirerek yapardım, ama kayseride daha farklı kapatıyorlar. Hemde oldukça küçük baksanıza bir yemek kaşığına kaçtane sığıyor gerçi saymadım ama artık bi zahmet siz resimden sayıverin.

Şimdi gelelim bu mantının kaynağına tabiiki bunu ben yapmadım, Kayserili hanımlar tek tek elleriyle hazırladılar, hazırladılar diyorum çünkü mantıları yaparlarken msn den kamerayla hanımları izledim:))))

Hilal en son Denizli ziyaretine gelirken komşuları, sağolsunlar bizim için mantı sıkıp yollamışlar. Bende yemeye kıyamadım ve ramazana sakladım en sonunda dün akşam yemek nasip oldu, amanda aman o ne güzel bir lezzet hamuru gayet ince hiç lapa olmayan nefis bir mantıydı.
Bu resimler yapım aşamasından:))



Buradan Kevser, Ayşe, Beyhan ve Sultan hepinize teşekkürlerimi sunup elleriniz kollarınız dert görmesin diyorum çok çok teşekkür ederim, eh devamınıda beklerim demeden geçemiyeceğim hehehehe (ne yüzsüz bir insanım yarabbim) ama mantı oldumu kimse beni durduramaz...(Hilal'in komşularıııı duydunuzmu?)

İftarda yemeklerin hazırlanmış halinin resmini çekmek'te çok zor oluyor, tam yemeğe saldırmış durumdayken son anda aklıma geldi pek güzel resim alamadım acele işe şeytan karışır hesabı, en iyilerini seçtim artık bunlarla idare edelim..
Mantı'nın tarifini veremiyorum ama zaten herkes kendi bildiği mantı usulüne devam eder, mesela ben bu kadar ufak ufak uğraşamam ki "cami nekadar büyük olursa olsun imam bildiğini okur" dedikleri gibi bu mantıyı bence kayserilireden başka kimse bu kadar küçük küçük yapmaz..

Yapanlara kolay gelsin, yiyenlere de afiyet olsun..

Hoşçakalın....

GÜCCÜK DOMUZCUKLAAA....

Herkese gönlünce geçireceği haftasonları dilerim..

Eveeet parmak kurabiyenin yorumlarından anlaşıldığına göre çoğu kişi bu kurabiyeyi yiyemiyeceğini yazmış nedense? Mesela kalp kurabiyeler yada suratlı kurabiyeler çok sevimli gelir ama parmak kurabiye beğenilmedi:(

Biraz önce msn'de kuzinim Seçille konuşurken kurabiye yaptım sana resmini yollayayım dedi parmaktan sonra sizlere sevimli geleceğini düşünerekten Seçil ben bunları bloguma koyayım dedim sağolsun oda tabiiki deyince sizlere bu küçük domuzcukları getirdim:)

İşte benim güzeller güzeli tatlılar tatlısı kuzinim Seçil'in yaptığı kurbişler, kendisi benim kurabiyelerim amatörce desede gayet güzel olmuşlar bence. Tarifi benim daha önceden yapmış olduğum kalpli kurabiyelerin hamurundan'mış buradan görebilirsiniz.

18 Eylül 2008 Perşembe

PARMAK KURABİYE:))

Ayyy sormayın vallahi ellerimin hali berbat, ne zamandan beri maniküre de gidemedim baksanıza tırnaklarımda kırılmış ufffff ne yapsam acep:)
Araya bir not: Tırnak yemekten vazgeçmeyen çocuklar için harika bir tırnak hehehehe lezzetli besleyici hadi anneler parmak başına!!!

Bu parmak kurabiyeleri elmaşekeri'nin blogunda görmüştüm çoktan beri aklımdaydı denemek geçen gün iki arada bi derede denedim ama fazla özenemedim hamura şekil vermeside oldukça zordu birdahaki sefere başka bir hamurla deneyeceğim.
Elmaşekeri'nin blogunada bakabilirsiniz onunkiler daha düzgün olmuş....


Malzemeler...

125 gr yumuşak tereyağı.

125 gr şeker(ben pudra şekeri kullandım)

2 yumurta

1 fiske tuz

Limon kabuğu rendesi(eşim koymasaydın bunu dedi:)

250 gr un

10-15 adet soyulmuş badem. (ben onları ortadan ikiye böldüm)

Yağ şeker ve tuz iyice karıştırılır.

Yumurta sarısı ve limon kabuğu eklenir biraz karıştırılır un ilave edilir yoğurulur.

Hamur 20 dakika dolapta bekletilir.

Uzun ince rulolar yapılır eşit uzunluklarda kesilir tırnak için badem yumurta beyazına batırılır ve yerine bastırılır.

Parmak şekli verilmesi için boğumlar yapılır boğumların üzerine bıçakla çizgiler çizilir yağlı kağıt koyduğunuz tepsiye parmaklar dizilir.

Üzerlerine ben yumurta beyazı sürdüm diğer tarifte yumurta sarısı biraz su ve şekerle karıştırılıp o sürülüyordu.

180 derece ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirilir.

Artık parmaklarımız servise hazır...

Afiyet olsun..

HOŞÇAKALIN...

15 Eylül 2008 Pazartesi

BENSU İÇİN, WİNNİE THE POOH'LU PASTA

Kuzenimiz Aysel'in kızı Bensu bu yıl ana sınıfına başladı, okulda doğum günü kutlaması için ne zamandan beri aysel pastayı sen yaparmısın, aman ha unutma deyip duruyordu.

Dün bütün gün evde olmayınca iftar sonrası eve gelip pasta başına geçtim taki gece 03,30'a kadar neyse iyi iş çıkardım ve günü kotardım:)

İşte huzurlarınızda Bensu ve pastası....

Aysu, Bensu ve Nilhan:))


Şimdilik benden bu ka, zira Elveda Rumeli dizisini kaçıracağım:) harika bir dizi herkese tavsiye ediyorum..

Sevgili Yüksel Aytuğ'un da yazdığı gibi, İsteyim bu diziyi ep seyretmek, seyretdıkça üvmek, üvmek, üvmek...

Hoşçakalın....

12 Eylül 2008 Cuma

PASTALARIN ŞAHI PROFİTEROL:))))

Size profiterol getirdim buyruuuuun..

Oy, oy, oy profiterol olurda yenmezmi hiç, bayılırım ben profiterol'e (bide yazması kolay olsa;=) Bu gün öğleden sonra aklıma düştü:) hemen geçtim mutfağa.......... İftara yetiştirdim taze taze offf ne güzel oldu yemesi bence sizde yapın derim, pastaların içinde tek geçerim profiterol'ü üstüne lezzet yoktur bence.

Çok fazla lakırtıya gerek yok ben ufaktan, ufaktan tarife geçeyim.

İlk olarak kremayı hazırlamak çok daha iyi oluyor.

2 su bardağı süt.

4 yemek kaşığı tepeleme un.

5 yemek kaşığı şeker.

Muhallebi gibi pişirilir, sert bir kıvamı oluyor, piştikten sonra ara ara karıştırarak soğutulur.

1 su bardağından biraz az süt ile 1 poşet krem şanti çırpılır soğuyan kremada çırpılır son olarak ikisi karıştırılır çırpılır(ne çok çırptım bee kremanın canı çıktı) işte krema hazır, onu dolaba kaldırabiliriz..
Gelelim hamuruna (şuale hamuru)

100 gr margarin.

1 su bardağı su.
1,5 su bardağından 1 parmak eksik un.

1 fiske tuz,1 kesme şeker.

5-6 adet yumurta (büyüklüğüne göre değişir)

Yağ eritilir içine su, şeker ve tuz ilave edilir kaynaması beklenir.
Kaynayan su ocaktan alınıp elenmiş un içerisine ilave edilir ve hızlı hızlı karıştırılır(mikserde kullanabilirsiniz) ve tekrar ocağa alınır kısık ateşte biraz hamur pişirilir ocaktan alınır.

Hamurun çabuk soğuması için kaşıkla parça parça koparıp bir tepsiye koyulur.

Soğuyan hamur tekrar karıştırma kabına alınır ve yumurtalar teker teker kırılarak güzelce yoğurulur.

Yoğurulan hamur sıkma torbasına alınır.

Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine istediğiniz büyüklükte sıkılır.


180 derecede ısınmış fırında hiç kapağı açılmadan pembeleşene kadar pişirilir.

Piştikten sonrada 10-15 dakika kadar fırının kapağı açılmamalı biraz kurumalılar yoksa içine çökerler.

Fırından çıkan topların içerisine sıkma torbasına doldurduğumuz kremadan sıkılır topların içi tek tek doldurulur.

Son olarak ister büyük servis tabağına isterseniz tek kişilik porsiyon olarak üzerine pişirdiğiniz çikolata sosundan dökerek servise hazır hale gelir.

Not: Ben dr,Oetker'in Bitter çikolata sosunu üzerindeki tarife uygun pişirdim ve içerisine 1 paket bitter çikolata koydum eridi ve sosum hazııııır...
Herkese afiyet şeker olsun....

10 Eylül 2008 Çarşamba

TENCERE KABABI.....

Herkese selaaaam.

Nasıl geçiyor Ramazan, Allah hepimizin oruçlarını kabul etsin inşallah.

Hanımların işi tabiiki yemek yapmak, daha sabahtan akşama acaba ne pişirsek diye düşünmek işte size bir tavsiye.

Benim hazırladığım bu et hiç zahmetsiz ve çok lezzetli.

Ağzının tadını bilenler bilirler Denizlinin meşhur kebabını, amanın o ne güzel bir kebaptır anlatılmaz yiyerek bilinir:) İnşallah Ramazandan sonra bi gün kebapçıya gidip nasıl oluyor Denizli kebabı sizlerede tanıtmak istiyorum ama şimdilik benim pişirdiğim gibi etinizi pişrirseniz Denizli kebabına benzer bir et yersiniz (fırında pişen kebabımız tabiiki bir başka lezzetli) diyorum.

Efendiiim nasıl hazırlıyoruz başlayalım bakalım.

İstediğiniz kadar et ama kaburga yada gerdan eti olursa daha lezzetli oluyor.
Etimizi çelik tencereye yerleştirelim üzerine tuzunu ilave edelim, ama hiç su koymuyoruz.

Daha sonra bir poşetle tencerenin ağzını iyice kapatalım poşeti gergin olacak şekilde tencerenin ağzına bir iple bağlayalım torbanın kalan fazlalıklarını keselim ki ocakta yanmasın.

Tencereyi yüksek ısılı ocağa koyalım ve 2-3 dakika sonra ocağı iyice kısalım.

Tencerenin içindeki hava çıkmak için poşeti şişirecek ve poşet balon gibi şişecektir o zaman üzerinden iğne ile bir kaç delik açın hava o deliklerden çıksın.

Etimiz bu şekilde 2- 2,5 saat kadar pişecek .

Saatini doldurunca artık servise hazır, yanında pilavla ikram edebilirsiniz ben şehriye pilavı yapmıştım tavsiye ederim.

Not: Eğer düdüklü tencerede pişirmek isterseniz yine aynı şekilde pişirebilirsiniz poşet yerine düdüklü tencere yani:)

6 Eylül 2008 Cumartesi

ŞEFTALİLİ KREMA....

Ramazanda hanımlar eminim'ki kendilerini mutfaktan alamıyorlardırsmiley İnsan oruçlu olunca yemek yapmak nekadar zevkli bir iş oluyor yarabbim..

Bugün yemek yapmadım çünkü birkaç çeşit yemek dolapta tüketilmeyi bekliyorlardı..
smilies Bişeyler yapmak istedim baktım dolap şeftali dolu, şeftaliyi çok severim en sevdiğim meyvelerden birisidir, ama bu sefer çok abartmışım ye ye bitiremedim.

Sahurda bişey yiyemem su içerim o yeter, ama akşam meyve yemeye zaman kalmıyor bari sahurda yiyeyim diye her gün 1 şeftali yedim ama yok banamısın demedi 2 poşet şeftali dolapta, hiç olmazsa bişeyler yapayım diye kitapları karıştırırken şeftalili krema tarifini buldum ama ben biraz değişiklikler yapatım gayet lezzetli olmuş tavsiye olunur:)


Dün gece yazdım bütün malzemeyi ve yazıyı yayınladım hiç bakmadım ta ki Sevgili Didem uyarana kadar, malzemeler bölümü uçmuşş.


Malzemeler. (Bu ölçülerden 5 kup çıkıyor)

2,5 su bardağı süt

1 paket vanilya

1 su bardağı şeker

2 yumurta sarısı

1 tatlı kaşığı nişasta(Kendi ilavemem)

2 şeftali.

1 paket taze krema.(kendi ilavamem ettim tarifte yoktu)

yarım limondan az limon suyu

limon kabuğu rendesi.


Süt ve vanilya kaynatılır.

Şekerin yarısı ve yumurta sarıları cam yada porselen bir kasede iyice köpürene kadar çırpılır, daha sonra nişasta ilave edilir çırpılır.

Kaynayan süt yumurta sarılarının üzerine incecik dökülür ve yumurta sarısı olan karışım durmadan karıştırılır süt bitene kadar devam edilir.

Tarifte (daha sonra kısık ateşte kase kaynar su dolu tencereye kase koyulur ve durmadan karıştırarak koyulaşması beklenir) diyordu.

-Amanın bekle bekle yarım saat bekledim banamısın demedi hadi hadi dedim bunun oluru yok en iyisi bildiğin gibi yap, aldım kaseyi boşalttım bir tencereye kısık ateşte karıştırarak kaynatmadan ama kaynamaması lazım ona göre, kaynama noktasında ocaktan aldım işte bu kadar basit sıcakta saatlerce ocak başında eziyete ne gerek var anacım neyse tarife devam.

Ara sıra karıştırmak suretiyle ılınmaya aldım.

Geldik şeftali bölümüne:

Şeftalileri soyup küçük küçük doğradım tencereye koyup üzerine limon suyu limon kabuğu ve şekerin kalanını ilave edip iyice pişirdim. Daha sonra blendırdan geçirdim.
Ilınan karışıma kremayıda ilave edip çırptım üzerine şeftali püresini döküp karıştırdım artık kuplara boşaltıp
smilies soğumaya bırakma zamanı bu arada ben üzeride boş olmasın diye 1 şeftali biraz limon suyu ve 2 yemek kaşığı şeker ile küp kesilmiş şeftalileri pişirdim suyunu çeken şeftaliler biraz soğuyunca kremaların üzerine paylaştırdım ve en üstünede kavrulmuş badem döktüm.

Artık soğuk olarak servise hazırlar..

Benim Minişim hemen yumuldu bile yemeye, tatlıya hiç dayanamaz kendisi
Benden şimdilik bu kadar yapanlara kolay gelsin yiyenlere afiyet bal şeker olsun Allah sofranızdan bereketi eksik etmesin Hoşçakalıııın.

Sevgiler....

2 Eylül 2008 Salı

BAKLAVA VE PATLICAN KEBABI...

Allaha çok şükür tekrar bir Ramazan ayını daha görmek nasip oldu..
Ramazan önce eminimki hepimiz zor zahmet mutfağa girip bişeyler hazırlıyorduk, yada en azından ben öyleydim. yemek yapmak çok zor gelmeye başlamıştı çünkü üç kişilik bir aile olunca hazırlanan yemeklerin tüketilmemesi ve eşimin ben onu yemen oğlumun ben onu yemem nidalarıda eklenince en güzeli protesto yapıp mutfaktan el etek çekmek olmuştu. Eh şimdi oruçlu olunca el mahkum herkes bir anda sofraya oturuyor ve yemekler iştahla yeniliyor da, ramazan bereketi hiç yenmemiş gibi artıyor.
Ramazanla birlikte eşimin sabahtan başlayan akşama ne yiyeceğiz telefonu da başladı artık onun istekleri doğrultusunda yemek pişiririm:) Bugünkü isteği patlıcan kebabı ve baklava oldu.
Kendisi patlıcanı pek sever hergün patlıcan yemeği olsa hiç hayır demez, işte patlıcan kebabımızın tarifnamesi..
200 gr kuşbaşı et.
1. tane büyük boy bostan patlıcanı.
3 tana büyük boy domates.
1 tane soğan.
2 diş sarımsak.
tuz karabiber
Patlıcanları kızartmak için sıvıyağ.
Patlıcanlar alacalı soyulur ve 1,5 santim kalınlığında halka halka doğranır ve bol tuzlu suya ıslatılır.
Etler az bir sıvıyağda biraz kavrulur üzerine soğan ilave edilir onlarda kavrulur kabuğu soyulmuş domatesler ve sarımsaklarda ilave edilir üzerine az miktarda su koyulup tencerenin kapağı kapatılıp pişmeye bırakılır.(ben düdüklü tencerede pişiririm çok çabuk pişer)
Patlıcanlar süzülüp yıkanır ve kurulanır.
Kızgın sıvıyağda kızartılır borcama dizilen patlıcanların üzerine hazırladığımız etli harçtan koyulur kalan suyuda üzerinden gezdirilir ve kızgın fırında 15 dakika kadar fırınlanır.
Afiyet olsun.
Efendim gelelim baklavamıza Dün marketten baklavalık yufka almıştık onu denemek için hemen baklavanın başına geçtim. Yufkalar harikaydı süper ince yağlı kağıt kıvamında bence hiç baklava hamuru açacağım diye uğraşılmamalı. Hazır yufkalardan dilediğiniz gibi baklava hazırlamak mümkün.
Ben üzerindeki tarifi uyguladım hiçte kötü olmadı yinede herkesin fikri olması açısından resimledim, inanın artık fotoğraf makinası bigün gözüme yapışıp kalacak diye korkuyorum:)
Baklavanın tarifnamesine gelinceeee..............


1 paket hazır baklava yufkası 48 yaprak.

500 gr margarin yada tuzsuz tereyağı.

Ben hiç ölçmedim istediğiniz kadar ceviz.

Şerbeti için.........

5 su bardağı toz şeker.

5 su bardağı su.

Yarım limon suyu.

Tepsimize yufkları tek tek serelim.

Her üç kat yufkadan sonra üzerine biraz margarin dökelim.


Bu şekilde ortaya gelince arasına hazırlamış olduğumuz cevizi dökelim.

Tekrar yufkaları sererek devam edelim.

Bütün yufkalar bittikten sonra dilimleyelim.

Kalan yağı bütün tepsiye yayarak dökelim.

18 derece ısıtılmış fırında 45-50 dakika pişirelim.


Şerbeti için şekeri ve suyu kaynatıp şurup kıvamına gelince içine limon suyunu ilave edelim.

Baklava fırından çıkınca baklava soğuk şerbet ılık olarak tepsinin kenarlarından başlayarak dökelim.

Baklavamız soğuduktan sonra servise sunalım.

Afiyet bal şeker olsun sofranız bol bol misafir dolsun efendim.
Sevgiler & Selamlar..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...