30 Mart 2008 Pazar

KURDELA NAKIŞLARIM...

Önceki yazımda da yazdığım gibi bugünlerde hiç mutfağa giremedim, arşivde fotoğraflar var ama onları yazıp düzenlemek için bile zamanım olmadı...

Önümüzdeki hafta misafirimde geleceği için biraz evin ağzını yüzünü taplamak temizlemek gerek tabii:)..

Dün bütün gün temizlik yaptım bugünde ütüler var uffff şimdi yazımı yazıp ütü başına marş marş...

İşte bu aralar böyle, Allahın izniyle bu haftayıda atlatırsam şöyle bir ohh deyip pc başına kurulurum inşallah...

Birazda yaptığım nakışları sizlerle paylaşmak istedim...

Bu kurdela nakışlarını havlunun üzerine işledim, bana kalsa havluda bu kadar işi ziyan etmezdim tabiiki ama bunları sipariş olarak yaptım...

Katalog çekimi için hazırladım bu havluları. Bilmem artık nasıl güzel olmuşmu sizlerede bi sormak istedim bakın bakalım beğenecekmisiniz?..

Küpe çiçekleri

Kırmızı Güller........


Hercai Menekşeler....

Ortancalar...

27 Mart 2008 Perşembe

ELMA TATLISI...


Herkese selam

Bu günlerde yine blogumla pek ilgilenemiyorum, mutfağada pek girdiğim yok.


Artık bahar geldi okulllarda çeşitli etkinlikler başlıyor. Bizim okulunda yarın ve haftaya cuma günü gıda kermesi var.


Bu etkinlikler için uğraşıyoruz evle ilgilendiğim yok:(


İşte bu elma tatlısınıda önceden yapmıştım böyle sıkışık zamanlarda arşivden kullanmak gerekiyor.


Neyse ben hemen elma tatlısının tarifini vereyim size yarınki kermesimizdende resimler veririm artık.

10 tane elma


1 su bardağı şeker


1-5 su bardağı su


isterseniz gıda boyası.


Elmaları soyalım göbeklerini oyalım tencereye dizelim


Şekeri suyu ve gıda boyasını ilave edip kısık ateşte elmalar yumuşayana kadar pişirelim..

Elmalar piştikten sonra soğumaya bırakalım.

2 su bardağı süt

1 yemek kaşığı un

1 yemek kaşığı nişasta

3 yemek kaşığı şeker

Muhallebi pişirip blendırla çırpalım.

Kırılmış ve parçalanmış cevizi biraz tarçınla karıştırıp

Elmaların göbeklerine bu karışımdan dolduralım.

En üstünede hazırladığımız kremadan döküp servis edelim..

Herkese afiyet olsun..

Sevgiler & Selamlar, Hoşçakalın.........

25 Mart 2008 Salı

ÇİN SALATASI....

Baharın iyiden iyiye kendini hissettirdiği şu günlerede, bende sizlere böyle rengarenk bir salata sunmak istedim.

Nasıl ama çok iştah açıcı bir görüntü dimi?

Bu salatayı geçen gün ablam misafirleri için yapmıştı, öyle lezzetliydiki ben yemeye doyamadım.

Boğazımdan geçmedi sizlerede getirdim bir tabak.

İşte salatamızın malzemeleri..

2 su bardağı pirinçle pilav pişiriyoruz ama zeytinyağı kullanarak.

Bu arada diğer malzemeleri hazırlıyoruz.

2 tane taze soğan

Yarım demet dere otu.

Yarım demet maydanoz.

1 çay bardağı haçlanmış bezelye.

1 çay bardağı konserve mısır.

3 tane haşlanmış havuç

1 tane kırmızı biber.

bütün hepsini doğradıktan sonra soğuyan pilavımızla iyice harmanlıyoruz.

Son olarak tuz ve limon suyunu da ilave ettikten sonra artık afiyetle yiyebiliriz..

Hepinize selamlar sevgiler hoşçakalın...

21 Mart 2008 Cuma

KALP KURABİYELERİM :)

Geçen hafta arkadaşıma bebek görmeye gidecektim, eli boş olmayayım tatlı bişeyler götüreyim diye düşündüm.

Şeker hamuru ile kurabiyeler güzel olur diyerek bu kurabiyeleri yaptım. Aslında bebekli kalıplarım olsa daha anlamlı olacaktı ama yoktu bende kalpli kalıp kullandım..

Çok dar bir zamanda hazırladım, bu yüzden fazla uğraşamadım en kolayından çiçek kondurdum üzerlerine:)

Ama yinede şık oldular, sanki kremalı bisküvi yiyormuş gibi bir tat bırakıyordu ağızda.

Şeker hamuru lezzet olarak kurabiyelere daha çok yakışıyor bence..
Aslında çok basit bir kurabiye tarifi ama ben yinede yazıyorum..

Malzemeler..
1 pake yumuşak margarin.

1 tam yumurta + 1 sarısı.

1 su bardağından eksik pudra şekeri.

yarım paket kabartma tozu

2 çay kaşığı çilek esansı.

1 çay kaşığı toz zencefil.

aldığı kadar un.

Margarin ve pudra şekerini iyice çırpalım.

Diğer malzemeleri ilave edip hamuru yoğuralım.

Hamuru yarım saat dinlendirdikten sonra.

Nişasta serpilmiş tezgahta merdaneyle açarak kalıplarla keselim.

Yağlı kağıt serdiğimiz tepsilere dizelim.

180 derece ısıtılmış pişirelim fırında kızarmadan alalım.

Kurabiyeler soğuduktan sonra üzerlerine şeker hamuru ile kaplayalım.

Şeker hamurunun tarifini savgili arkadaşım Hülyadan aldım ve çok güzel bir hamur oldu, Hülyaya buradan çok teşekkür ediyorum...

Şeker Hamuru...
900 gr pudra şekeri.

2 yemek kaşığı toz jelatin

çeyrek çay bardağı su.

Dolu bir yemek kaşığı gliserin.

125 gr glikoz.

1 çay kaşığı lion suyu.

Ben 1 çay kaşığı çilek esansı ilave ettim.

Pudra şekerinin 3/2 sini cam bir kaseye alarak ortasını havuz gibi açalım..

Su toz jelatinin üzerine serpilir 2-3 dakika şismesi için beklenir.

Benmari'de jelatin eritilir.

Eriyen jelatine glikoz, gliserin ve limon suyu (süzülerek) eklenir. (ben bu malzemelerin iyice erimesi için biraz daha benmari'de karıştırdım) kaoyu bir kıvam aldı.

Bu malzemeleri cam bir kaseye aldığımız pudra şekerinin ortasına dökelim tahta bir kaşık yardımıyla karıştıralım.

Hamur kıvamına gelmeye başlayınca uygun bir tezgahın üzerine alıp, özleşene kadar yoğuralım.

Eğer gerekirse pudra şekeri ilave edelim.

Yoğurdukça hamurumuz saten bir kıvam alacaktır, bu kıvama gelen hamur artık kullanmaya hazırdır.

Eğer elimizle şekiller yapacaksak elimize yapışmaması için, çok az miktarda elimize margarin sürebiliriz.

Bu hamuru streç filme sararak saklaya biliriz.

Renklendirmek için ben toz gıda boyaları kullandım.

Bu boyaları kullanacağım hamura çay kaşığının ucuyla aldığım gliserinde renkleri önce çözdürerek koydum ve yoğurdum.

Ama bu hamurun tarifini aldığım arkadaşım Hülya jel boya kullandığını bu boyanın daha kolay ve rahat uygulandığını söylemişti bana.

17 Mart 2008 Pazartesi

ENGİNAR DOLMASI ve BAHAR :) HAYIRLI KANDİLLER DİLERİM..

VELADET (MEVLİT) KANDİLİZ MÜBAREK OLSUN....

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir söz söylediği zaman, mutlaka tebessüm buyururdu... (Hadis-i Şerif,)

Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v.) Rebiulevvel ayında dünyaya geldiği için ayların şereflisi ve doğum günü olan on ikinci günü de günlerin hayırlısıdır.
İki cihan güneşi sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz sabaha karşı kainatı teşrif ve tenvir eylemişti..
Bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar salat ü selam getirmeli. Salat-ı Nariye, Salat-ı münciye veya Salat-ı Fethiye okumaya çalışmalıdır.
Bu gecenin manevi zenginliğinden istifade etmek için bir tesbih namazı kılmalıdır..

Evet işte bahar geldi!!!

Bütün ağaçlar birer birer çiçek açmaya başladı. Belki Türkiyenin her yanında böyle olmayabilir ama bizim buralara bahar hatta yaz pek erken gelir;)

Bu resmide pazar günü cumartesi akşamüzeri markete giderken çekmiştim, onun için çok güzel çıkmadı belki ama aslında ağaçlar şahane görünüyorlar. Uzaktan bakınca sanki dallarına pamuklar serpilmiş gibi.

Çiçekler gibi bazı meyve ve sebzelerde baharın habercisi bence özellikle enginar

Enginar bence süper bir sebze, sağlığa faydaları öyle çokki ama nedense çocuklar bu sebzeden pek hoşlanmıyorlar:,( benim oğlumda hiç yemiyor ama bu sefer bikaç yaprak sıyırdı nasıl olduysa.
Enginarın bikaç faydasından söz etmek gerekirse.


Enginar : Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti. Enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikler.

Pazardan değil marketten aldığım için fazla seçme imkanım olmadı, görünce dayanamadım çok tazeydiler, bende bukadar taze enginardan en iyi dolma olur diye düşündüm. Yapraklarını atmaya bile kıyamadım olduğu gibi doldurdum.
Enginarın sadece ortasındaki tüylü bölümünü temizledim.

Bilenler zaten o bölümün temizlenmesi gerektiğini biliyordur'da ben yinede bi anlatayım.

Enginarın yapraklarını iyice açınca ortasında çiçeklerin tohumlu bölümü gibi tüyler çıkar. O tüylerin kaşıkla kazınarak temizlenmesi gerekir.



6 yemek kaşığı pirinç

1 soğan

1 yemek kaşığı kuş üzümü

2 yemek kaşığı kavrulmuş badem içi

Zeytin yağı

Tuz karabiber dolma baharı

4 tane kesme şeker

Bu malzemelerden iç pilav pişirir gibi kavurdum ama su ile pişirmeden enginarlara doldurdum.

Temizlediğim enginarları limonlu suya bıraktım.
Saplarını da soyarak üç parmak kadar kestim onlarıda suya koydum.

Daha sonra enginarları yıkadı ve ortalarını hazırladığım pirinci doldurdum.

Tencereye koyup 2 bardak kadar suyu kaynattım içine biraz tuz ve biraz şeker ve zeytinyağı koyup enginarların üzerinden döktüm ve kısık ateşte 1saat kadar pişirdim.
Artık afiyetle yenmeye hazır biz bu akşam yedik nefisti herkese tavsiye ediyorum...

Hoşçakalın..

Sevgiler & Saygılar....

15 Mart 2008 Cumartesi

NİŞASTALI KURABİYE..

Bu hafta pek bir yoğun geçti; gezerken yoruldum diyebilirim
Bu yüzden hiçbir arkadaşa uğrayamadım ama bu günden sonra ziyaretinize geleceğim.

Nişastalı kurabiyeleri ben pek severek yemem aslında. İnsanın ağzında yapışkanlık yapış yapış bir his veriyor.

Ama bu kurabiyeler neden bilmem o yuvarlak yapılan nişastalı kurabiyelere benzemiyor. Belkide ince yapılmalarından kıyır kıyır oluyor.

Nilgün çoktan beri devamlı bu kurabiyelerden yapar oldu . Ben hiç denemedim çünkü hani şu sıkma kurabiye kalıpları var ya onunla yapıyor, benim kalıp bozuldu ve attım, onun için hiç yapmadım.

Hazır yapan varken niye yapmak için uğraşayım diyemi düşünüyorum acaba ne kötüyüm yaa.

Ama bu kurabiyeyi yapmanızı tavsiye ediyorum çok güzel oluyor..

Kalıbınız yoksada yapabilirsiniz, ince ince olusa güzel oluyor.

Malzemeler..
1 paket yumuşak margarin.
2 çay bardağı sıvı yağ.
2 su bardağı pudra şekeri.
2 yumurta.
3 su bardağı mısır nişastası.
5 su bardağı un.
1 kabartma tozu.
1 çay kaşığı karbonat.
Margarin yumurta sıvı yağ pudra şekeri beraber iyice karıştırılır.
Üzerine un nişasta kabartma tozu ve karbonat elenir ve hamur yoğurulur.
Eğer kurabiye sıkma kalıbınız varsa kalıpla istediğiniz şekillerde tepsiye sıkılır. Yoksada elle şekillendirilerek tepsiye dizili.

200 derece ısıtılmış fırında çok hafif pembeleşene kadar pişirilir.

İstenirse üzerine pudra şekeride dökülebilir.

Afiyet olsuuun...

12 Mart 2008 Çarşamba

YOĞURTLU BALCAN GÖMBESİ:)


İşte size yine bizim yazın ençok tüketilen yemeklerimizden birisi olan yoğurtlu balcan gömbesi. Şimdi bu ne acaba diyenleriniz var sanırım...

Önceki tarifimde de söylediğim gibi bizim oranın sanki kendine özgü bir dili var böyle söyleyince kimse anlamıyor ve tercüme etmek gerekiyor. yani közlenmiş yoğurtlu patlıcan mı desem ki...

Aslında bu yemek zeytin yağlı ve sarımsaklı yapılınca bir meze olarak tüketilir. Ama bizim oralarda yazın en çok yenen hemde çooook sevilerek yenen bir yemektir.
Bunu domatesli ve zeytinyağlı yapınca onun adıda eşili balcan gömbesi olur yani ekşili patlıcan közlemesi:)...


Tarifine gelince..
Bostan patlıcanları közlenir kabukları soyulur kesme tahtasının üzerinde ince ince kıyılır...

Kuru soğan tereyağında kavrulur içine kıyılan patlıcanlar atılır ve biraz daha kavrulur tuz ilave edilir ocaktan alınır...

Kese yoğurdu (süzme yoğurt) biraz su ile ezilir çok duru olmamalı, içine biraz soluklanmış olan patlıcanlar ilave edilir ve karıştırılır...

Üzerine kızdırılmış toz biberli tereyağı dökülerek servis edilir...

Bu yemeğin yanında domates salatası çok güzel olur. Domates salatalık yeşilbiber ve soğandan olmalı...

Herkese afiyet olsun hoşçakalın sevgilerimle hoşçakalın ....

9 Mart 2008 Pazar

KURU FASÜLYEDEN KESTANE ŞEKERİ...

Herkese selam arkadaşlar..



Çoktan beri serapta gördüğüm yalancı kestane şekerini denemek istiyordum. akşam aklıma geldi hemen fasülyeleri ıslattım.

Çok eskiden kuru fasülyeden pasta yapardım baktım tarifi aynı ama ben serabın yaptığı gibi küçük toplar şeklinde yaptım.


Misafirliğe giderken götürdüm kestane şekeri zannettiler, hem çok hafif ve lezzetli tavsiye ediyorum.

Malzemeler:

1 su bardağı kuru fasülye (akşamdan ıslatılıp sabah haşlanacak)

1'5 su bardağı şeker

1 su bardağı çekilmiş ceviz

3 yumurta

125 gr yumuşak margarin

1 paket kabartma tozu

1 fiske tuz

Fasülye haşlanır blendırdan geçirilir yada iyice ezilir.

Yumurta şeker ve tuz çırpılır, fasülye margarin kabartma tozu ceviz ilave edilir.

Bütün malzemeler iyice karıştıktan sonra yağlanmış bir tepsiye dökülür

Ben 26 cm çapında bir borcama döktüm.

150 derecede ısıtılmış fırında 1 saat kadar pişirilir.

İyice soğuduktan sonra elimizle parçalar koparıp, toplar yapılır.

Dolapta dinlendirilir ve sonra benmaride eritilen çikolata ile üzeri kaplanır.

Buz dolabına soğutulduktan sonra afiyetle yenilir.

8 Mart 2008 Cumartesi

KADINLAR GİTTİKLERİNDE!!!!

Hepinize selam arkadaşlar..


Kaç günden beri telefonum arızalı olduğu için internette yok, bloga giremiyorum hepinizi çok özledim. ve daha pazartesiye kadar da olmayacak gibi:(

Bugün dünya kadınlar günü bana uğrayıp günümüzü kutlayan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.

Bende şu anlamlı yazıyla dünyadaki bütün kadınların kadınlar gününü kutluyorum.

Artık sizlere uğrayamayacağım bikaç gün kusura bakmayın. Hepinize kucak dolusu sevgiler hoşçakalın...



Bir erkeğin ağzından...


Kadınlar gittiklerinde,arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.

Onlar bir gün çekip gittiklerinde,peşlerinde "yetim-öksüz" kalan çok olur.

Mutfaktaki dolap, perdeler,kavanozun içindeki eski düğmeler,özenle saklanmış küçülmüş giysiler,dolap diplerindeki kurdeleler...

Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar,yetim kalmıştır tabaklar.Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.Sık sık boynunu büker "sarıkız".O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz,değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.Bir kadın gittiğinde...

Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında;
Bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı,bir bahçıvan, bir muhasebeci...Bir anne gider... Bir dost...Bir arkadaş...Bir sevgili...

Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.Övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.Kapı eşiğindeki "Dikkat et..." duyulmaz,annesi gitmiştir "geç kalma"nın.

Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.Ve bir kadın gittiğinde,pek çok "yetim" bırakmıştır aslında arkasında...

yazan:Bekir Coşkun/Hürriyet

4 Mart 2008 Salı

TUZDA TAVUK YAPTIM!!!!!

İşte size tuzda tavukkk...

Bu yemeği çoktan beri yapmak isterdim, Pazar günü tavuğumuzu kaptık görümcemlere gittik.


Tavuğu dolma yapalım diye düşünüyordum, mutfağa girdim yemeğin başına geçtim. Eşim geldi hadi bunu tuzda tavuk yap tuz alıp gelsin çocuklar derken bi bakmışız tuzda tavuk hazırlamışız.

Çok güzel bir yemek, lezzeti harika oldu ama aslında biraz daha kızarması gerekliydi.
Bizim bay aceleci (eşim) olmuştur o çok durursa yanar falan derken 1 buçuk saat pişirdik ama aslında 2 saat pişse süper olacatı.

Nasıl hazırladığımz gelince.

İlk iç pilav pişirdim.

1 su bardağı pirinç.
2 yemek kaşığı dolamlık fıstık.
2 yemek kaşığı kuş üzümü
2 çay kaşığı yeni bahar
1 çay kaşığı karabiber.
2 yemek kaşığı tereyağı.
1 tatlı kaşığı şeker.
tuz.
Bütün malzemelerle pilav pişirdim.


Hazırladığım pilavı tavuğun içine poposundan bir güzel doldurdum.

Daha sonra iğne ve iplikle iyice diktim.

Beş kg turşuluk tuz aldık ve tepsiye 1 kg kadar döküp tavuğu üzerine koydum.
.

Tuzdan tavuğun üzerine düküp düküp elimi ıslatarak birgüzel tavuğun üzerini sıkı sıkı tuzla kapattım.
Bu işlem biraz zor oluyor tuz çatlama yapıyor bunun için yavaş yavaş kapattım.

Tamamen kapandığından emin olduktan sonra, fırının en yüksek derecesinde ısıtılmış fırına verdim.
Dediğim gibi bu şekilde 2 saat pişerse tavuk daha çok kızarmış olacak.
Bizim tavuk 1 buçuk saat pişti ve tam kızarmamıştı:(

Fırından çıkınca tuz taş gibi sertleşmiş oluyor.
Biraz bıçakla vurunca kırılıyor, kırdıktan sonra parça parça tuzları alıp tavuğu ortaya çıkardık.

Tuzlarını temizledikten sonra sofraya geri getirdik.
Masada temizlemek zor olduğu için mutfakta temizleyip geri getirdim çünkü.
Aslında ben daha sonra şunu fark ettim tavuğu bu şekilde değilde ayakları ve kanatları alta gelecek şekilde koyup kapatsam daha güzel olacak ve daha rahat tuzlardan kurtulacaktı.
Eğer siz yaparsanız bu şeklide yapın.
Tuzlu olup olmadığını merak ediyorsanız, Hiç tahmin edildiği gibi tuzlu olmuyor.
Sadece deri kısmında tuz var içi hiç tuzlu değildi.
İşte buda sofrada çekebildiğimiz son fotoğraf.
Sonrası malum:)
Şimdilik bu kadar hepinize selamlar & sevgiler hoşçakalın..
Önemli not: Bir dahaki sefere tuzu yumurta akıyla karıştıracağım bilginize.......

3 Mart 2008 Pazartesi

İYİKİ DOĞDUN ANNECİM

Bugün benim canım annemin doğum günü, bu pastayı onun için biraz önce yaptım, hemen bloga koymak istedim..

Akşam pastayı alıp anneme gideriz, doğum gününü kutlarız.

İyiki varsın annecim, inşallah nice uzun yıllar hep birlikte oluruz. Seni kocaman öpüyorum..

Şimdi hemencecik pastamın tarifinide vereyim.

Malzemeler..

Pandispanyası için.
4 yumurta
4 kahve fincanı şeker

4 kahve fincanı un
yarım limon suyu.
yarım kahve fincanı ılık su
1 paket kabartma tozu.

Yumurta ve şeker iyice çırpılır.

Limon suyu ve su ilave edilir biraz çırpılır.


Un ve kabartma tozu elenir ve karıştırılır.


Hamur yağlanmış ve unlanmış kalıba dökülür. Ben 26 cm çapında kelepçeli kalıp kullandım.


180 derece ısıtılmış fırında 20-25 dakika kadar pişirilir.


Pandispanyayı akşamdan pişirdim ve streçle sarıp buzdolabında beklettim .

Kreması için..

Malzemeler.
3 su bardağı süt.
3 yemek kaşığı un.
3 yemek kaşığı nişasta.
4 yemek kaşığı şeker.
Arasına koymak için muz.

Hepsi beraber muhallebi gibi pişirilir.
İyice soğutulur soğuduktan sonra çırpılır.
1 poşet kremşanti 1 su bardağı süt ile çırpılır.

Kremşanti ve krema beraber karıştırlıp iyice çırpılır.

Kek iki parçaya kesilip 3 parçaya ayrılır.

Yarım su bardağı süt ısıtılır ve içine 1 yemek kaşığı şeker karıştırılır.

Kek katları bu sütle ıslatılır ve üzerine krema sürülür içine istenilen meyvalar koyulur, ben muz kullandım.
Pastanın en üstüne kremşanti sürülür. kenarlarına sıkma torbasıyla şekiller yapılır.

Yarım paket tart jölesi 1 yemek kaşığı şeker istenilirse gıda boyası ilave edilir ve 1 çay bardağı su ile pişirilip biraz soğutulur.

Biraz soğuduktan sonra kaşıkla pastanın üzerine jöle yavaş yavaş dökülür.

Ben jölenin üzerine kremşanti ile çiçekler yaptım ve daha sonra çok az sulandırdığım gıda boyalarını fırçayla renklendirdim.


İşte bitti bukadarcık.

Hepinize iyi haftalar diliyorum sevgilerimle hoşçakalın baaay.....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...